Hakan gibi kaptanın olsun

İstanbul Başakşehir Fatih Terim Stadyumu’nda geçen sezonun başarılı iki takımı karşı karşıya gelirken özellikle İstanbul’daki hava şartları ve saha zemini ile ilgili oluşan sıkıntılar ön plana çıktı. Ülkemizi Avrupa’da temsil eden iki takım da bu sezona istedikleri gibi girememişlerdi. Sezon başında alınan kötü sonuçlar her iki takım adına da geçen sezonu aratan bir noktaya getirmişti. Özellikle Sivas Sporumuz sezona sıkıntılı başlayarak hastalık ve sakatlıklardan dolayı ideal kadrodan uzak bir şekilde maçlarını oynamak zorunda kalmıştı. Bu zorunlu süreçte de birçok müsabakada maalesef puan kayıpları yaşadı.  Yaşanan puan kayıpları neticesinde taraftarlar arasında da sıkıntılı ve endişeli bir düşünce hasıl oldu.  Daha sonra toparlanma sürecine giren takımız Gaziantep galibiyeti ile kendine geldi diyebiliriz.  Başakşehir deplasmanına giderken Sivas Sporumuzun deplasmanda sadece bir mağlubiyetinin olması diğer oynadığı deplasman karşılaşmalarının tamamından puanla dönmesi bizleri umutlandırmıştı. Başakşehir takım kadrosuna baktığımızda ise güçlü bir kadro olduğunu ama onların da konsantrasyon sorunları yaşadıklarını ve iyi sonuç alamadıklarını bilmekteyiz. Ama yine de zorlu bir rakip olduğunun da altını çizmek gerekir. Bu düşüncelerle başlayan karşılaşmada Sivasspor takımı Rıza hoca’nın Gaziantep karşısında tercih ettiği ilk 11’i ile sahada yerini aldı.Karşılaşmanın başında ev sahibi Başakşehir ekibi daha istekli daha kontrollü bir futbol tercih ederken Sivassporumuz ise öncelikle rakibi durdurduktan sonra kontra atakla gol arayarak sonuca gitmeyi planlamıştı.

Karşılaşmaya ev sahibi ekip hızlı başladı ama net bir gol pozisyonu bulamadı.Maçın 15 dakikası itibariyle yoğun kar yağışı ön plana çıkarak gerek hava şartları bakımından gerekse zemin bakımından futbol oynamak oldukça zorlaştı. Tabii şartlar böyle olunca da özellikle Sivas Sporumuzun karlı sahalarda mücadele etmeye alışkın olduğunu düşünenler Sivasspor için bir avantaj oluşturabileceğini söylediler.Ama sahadaki mücadelede baktığımızda her iki takım adına da mücadele oldukça zordu. Tam kar yağışı hava şartları derken müsabaka 0-0 beraberlikle devam etti.38 dakikada kalecimiz Ali Şaşal Vural yaptığı hata ile karşılaşmanın hakemi Alper Ulusoy endirekt vuruşa hükmetti. Tabii böylesine sıkıntılı bir zeminde ve kötü hava şartlarında bu karar verilir miydi? Bu hafta yapılan hakem yorumlarına baktığımızda tüm hakem yorumcuları bu pozisyonun devam ettirilmesinin doğru olacağını verilen endirekt vuruşun hatalı olduğunun da vurgusunu yaptılar. Biz de bunun altını çizmiş olalım,burada dikkat çekmem gereken bir konu ise rakibin kullandığı endirekt vuruşta barajımızın ve kalecimizin tamamen etkisiz bir görüntü içerisinde yer alıp bu basit vuruşu kalemizde gol olarak görmemiz diyorum.

Bu golden hemen sonra toparlanan Sivasspor rakip ceza alanda ataklar geliştirmesi ve baskı oluşturması bizler adına sevindirici tablo idi. Bu baskının sonucunu da 4 dakika içerisinde Hakan’ın kafa vuruşuyla bulduğumuz golle almış olduk. Kaptan Hakan’ın  yükselen performansı yiğidoları fazlasıyla mutlu ediyor. Son haftalarda bulduğu gollerle de takımımızın önemli puanlar kazanması noktasında büyük katkı sağlıyor.Görmek istediğimiz gerçek kaptan Hakan işte bu. Tabii futbolda teknik ve taktik önemli ama istekli arzulu olmak ve karşılaşmaya yüreğini koymak da bu olsa gerek. Takımımızda yüzde 50’nin üzerinde futbolcularımızın yüreğiyle oynadığını düşünecek olursak Sivas Sporumuzun kolay kolay mağlup olmayacağını buradan söyleyebilirim.

Karşılıklı bulunan bu iki golden sonra karşılaşma 1-1 beraberlikle ilk yarısı tamamlanmış oldu. İkinci yarı saha zemininde kısmi temizlik harekatı yapıldı. Tabii ki çok da yeterli bir temizlik değildi. Saha yine karla kaplı bir zeminde sadece  çizgiler siyah boya ile çizilmiş oldu.Ev sahibi Başakşehir takımı karşılaşmanın ikinci yarısına da hızlı başlayan ekip oldu.15 dakikalık tempolu oyunun ardından Sivasspor oyunda dengeyi kurdu.

Deplasmanda oynamamız nedeniyle skoru koruma çabası ve kötü saha şartları nedeniyle takımımız oyunu kendi yarı alanında kabullenip kontra ataklarla gol aramayı düşünmesi gayet normaldi.Kötü saha şartları nedeniyle  kontra atak şansımızda  fazla geliştiremedik. Sadece savunma boyutunda başarılı olduğumuzu söyleyebilirim. İkinci yarıda kalecimiz Ali Şaşal Vural’ın da önemli kurtarışlar yaparak karşılaşmaya damga vuran isimlerden olduğunu söylemeliyiz. Kalecilerimizden laf açılmışken hafta içerisinde oynadığımız Ziraat Türkiye Kupası karşılaşmasında kalemizi koruyan bir diğer kalecimiz Muammer’de taraftarlarımızdan tam not aldı. Bu da bizler adına sevindirici bir durum diye düşünüyorum.

Özellikle son haftalarda alınan bu puanlar moral motivasyonlarımızı yükseltirken ligin ilk yarısının bitimine 2 hafta kala Fenerbahçe ve Kasımpaşa maçlarında alacağımız puanlar daha da önemli hale geldi.Alacağımız puanlar ikinci yarıda takımımızın daha rahat nefes almasına büyük katkı sağlayacaktır.

Bu sezon öncelikli hedefimiz Lig’de rahat bir konumda yer alıp,Ziraat Türkiye kupası’nda final oynamak olmalı.Ziraat Türkiye kupası’nda çekilen çeyrek final ve yarı final kuralarına baktığımızda da ev sahibi olarak oynayacak olmamız nedeniyle bu müsabakalar Sivasspor adına bir avantaj olduğunu düşünüyorum. Bu sezon tarihimizde yakalayamadığımız Ziraat Türkiye Kupası final oynama şansını inşallah hep birlikte yakalarız diyorum.

Transfere de değinecek olur isek; takımımız da özellikle sağ bek noktasında Marcello’nun sakatlığının devamlılık arz etmesi ve ona alternatif olarak alınan futbolcuların da istenilen noktada katkı sağlayamaması nedeniyle bu bölgede sıkıntı yaşadığımız aşikardı. Bu noktada Robin için  parantez açmak gerekir diyorum. Özellikle son haftalarda mevkisi olmamasına rağmen sağ bek oynayan Robin Yalçın’da gösterdiği üstün performanstan dolayı kutlamak istiyorum. Robin Yalçın sezon başından beri benim devamlı savunduğum isimlerden. Sivasspor’a büyük katkı sağladığını, oynadığı farklı mevkilerde elinden gelen tüm gayreti ve çabayı gösterdiği çok net bir şekilde ortada. Onun için kendisini tekrar kutluyor başarılar diliyorum.Sağ bek noktasında takımımıza yeni katılan Ahmet Oğuz ve Alaeddin Okumuşunda uzun süre Sivasspor’a katkı sağlayacaklarını düşünüyorum. Transferde en önemli nokta olarak başkanımız ve Rıza hocanın da belirttiği gibi on numara pozisyonuna mutlaka ve mutlaka iyi bir transfer yapmamız gerektiğidir.Yasin Öztekin’in takımdan ayrılması ve Ninga’nın istenilen noktada performans gösterememesinden dolayı Sivas sporumuzun kanat noktasında da bir transfer yapması gerektiğini düşünüyorum. Belki bir de stoper ve ön libero oynayabilecek nitelikte bir oyuncunun alınması da Sivasspor’a önemli katkı sağlayacağını söyleyebilirim.Bu transferlerin yanı sıra alt liglerden genç ve gelecek vadeden bazı futbolcularında takımımıza kazandırılarak takımımızın yaş ortalamasının daha düşük noktaya çekilmesi gerektiğini de savunuyorum.

Önümüzde oynayacağımız iki tane önemli karşılaşma var. Bu hafta perşembe günü sahamızda ağırlayacağımız Fenerbahçe karşılaşmasının takımımız adına oldukça zor geçeceğini söyleyebilirim. Sivasspor olarak biz de bu tür zor karşılaşmaları severek isteyerek ve güzel oynadığımızı da eklemeliyim.  Onun için perşembe akşamı 4 Eylül’de güzel bir futbol şöleni olmasını bekliyorum.Fenerbahçe takımında da son yapılan flaş transferler dikkatlerin tamamının Fenerbahçe kulübü üzerine çekilmesine neden oldu. Bu transferlerin Sivasspor karşılaşmasında forma giyip giymeyeceğini de hep birlikte görmüş olacağız. Bizim de transferde elimizi çabuk tutmamız gerekiyor.Çok geç kalmadan transferlerin takıma katılımı sağlanmalı.

Fenerbahçe maçında her ne kadar tribünlerde taraftarlarımız olmasa da onların Yigido ruhlarının tribünlerde olduğunu ve de gönüllerinin Sivasspor’un başarısından yana olduğunu hepimiz biliyoruz. Temenni ediyorum ki bu ruhla takımımız önümüzdeki maçları oynar ve de kazanır.Hep birlikte başarılı güzel günlere.

YORUM ALANI

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.