İnce işlenmiş bir toplumsal roman: İnce Memed (3.Bölüm) - Sivas Olay Haber - Sivas Haber | Sivas Haberleri
SON DAKİKA

İnce işlenmiş bir toplumsal roman: İnce Memed (3.Bölüm)

Bu haber 25 Temmuz 2022 - 12:04 'de eklendi ve 59 views kez görüntülendi.

Yazımızın ikinci bölümünü İnce Memed’in, Anadolu’da ve dünyanın çeşitli yerlerinde yaşayan
diğer “toplumsal eşkıya” figürleri ile benzer özellikler taşımakla birlikte, yarattığı sonuç
bakımından farklı olduğu önermesi ile bitirmiştik. Peki neydi O’nu farklı kılan? Şöyle ki;
köylüyü topluca bir ayaklanmaya yöneltmek, diğer eşkıyalarda fazlaca görülen bir özellik
değildir. Hatta, Karen Barkey, Osmanlı topraklarındaki eşkıyaları incelediği bir makalesinde
(Toplumsal Bir Tipoloji Olarak Eşkıyalık) şu sonuca varır: “…eşkıyalığın yükselişi, köylülerin
kolektif eyleme kalkışmama nedenlerinden biri olarak görülmelidir.” İnce Memed’in yazarı ise,
tam da eşkıyalığı bir kolektif eyleme dönüştürme çabasındadır. Bu nedenle, dört cilt boyunca,
Memed’e, yaptığı işi sorgulatmaktadır. Memed, önce, bir ağayı öldürünce yerine yenilerinin
gelmesi nedeniyle umutsuzluğa düşer ve dördüncü ciltte eşkıyalığı bırakarak kasabaya yerleşir.
Oysa o mecbur adamdır ve bu yüzden de kötülüklere seyirci kalamayarak tekrar dağa çıkacaktır.
Üstelik bu kez, yaptığı şeyden emindir. Ağalar çoksa, halk daha çoktur; kazanmanın yolu ise,
bu çokların bir araya gelmesi, birlikte mücadele etmesidir. Böylece Yaşar Kemal, ne tür bir
mücadele anlayışından yana olduğunu, okuyucuya anlatmaktadır: Mücadele, ancak kitlesel
ölçekte verildiği zaman zafere götürebilir. İnce Memed olayı da, romanın sonunda bir kitlesel
mücadeleye dönüşür ve bu nedenle, iktidar cephesinde paniğe neden olur. Burada dikkat çeken
bir nokta ise, ağaların ve jandarmanın halkın toplu bir ayaklanmaya kalkışacağına inanmakta
yaşadığı güçlüktür. Onlara göre, bunca yıldır ezilen, aşağılanan köylüler boyun eğmeye
alışmışlardır ve başkaldırmak için gereken cesarete sahip değildirler. Oysa yazar, köylünün
gücüne inanmaktadır ve bu görüşünü, romana verdiği son kadar, siyasi yazılarında da ortaya
koymuştur.

Sonuç olarak; İnce Memed romanı, henüz tarımda makineleşmenin başlamadığı, ancak
feodalizmin çökmekte olduğu ve geleneksel ağaların yerini, (tarımda kapitalistleşmenin
habercileri sayabileceğimiz) toprak zenginlerinin almaya başladığı 1930’lu yılların
Çukurovasında yaşanan değişimi anlatırken, diğer taraftan da bir başkaldırı destanı
yazmaktadır. Bu başkaldırı, aslında, Anadolu topraklarında yüzlerce yıldır benzerleri görülmüş
-ancak Türk tarih yazıcılığında yok sayılmak istenmiş- bir köylü ayaklanmasına doğru
evrilmektedir. Eşkıyalık burada sadece bir araç olmaktadır. Yazarın idealize ettiği “İnce
Memed” tiplemesi, ağalara/beylere karşı savaşan tarihteki diğer eşkıyalara benzese de, onun
asıl görevi halka önderlik etmektir. Bu açıdan bakıldığında, halkın kolektif bilinçaltında
yaşayan ve zalimlere karşı yoksulun yanında yer alan Köroğlu gibi yarı gerçek-yarı efsane
figürler ve onlara ait anlatılar, bir başkaldırı ruhunu nesilden nesile aktarmaya yardımcı
olmaları bakımından önemlidirler; ancak bunlar bireysel hareketler olarak kaldıkları, tek
başlarına birkaç ağa öldürmekle yetindikleri sürece, köylülüğün sorunlarına kalıcı bir çözüm
getirmekten de uzaktırlar. Yaşar Kemal’e göre sorunun çözümü; ancak halkın, sömürüye toplu
halde direnmesiyle mümkün olabilecektir.

Dr. Özlem Güneş Erdoğu[email protected]

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.