Munzur’un Diyarı: Tunceli - Sivas Olay Haber - Sivas Haber | Sivas Haberleri
SON DAKİKA

Munzur’un Diyarı: Tunceli

Bu haber 09 Mayıs 2022 - 23:21 'de eklendi ve 38 views kez görüntülendi.

Geçen haftaki Tunceli yazımızı okuyanlar, “İyi, güzel de; efsaneden başka bir şey yok mu bu şehirde?” diye sormuşlar. Hiç olmaz olur mu? Her şeyden önce, il topraklarının %70’ini kaplayan dağlar, üzerlerindeki meşe ve ardıç ormanlarıyla, yükseklerindeki krater gölleri ve daha aşağılardaki derin vadileriyle muhteşem bir doğal peyzaj oluşturuyor. Hal böyle olunca da, yaban hayvanları için bulunmaz bir yuva ortaya çıkıyor. Özellikle de Ovacık’tan başlayıp Tunceli merkeze kadar uzanarak yaklaşık 42 bin hektarlık bir alanı kaplayan Munzur Vadisi Milli Parkı ve çevresi, kaybolmaya yüz tutmuş nice hayvan türünü büyük bir sevecenlikle bağrında saklıyor. Çengel boynuzlu yaban keçisi ve Bezuvar adı verilen dağ keçileri ile Ur-keklik gibi yöreye özgü türlerin yanında; yaşam alanları hızla yok olan susamuru, boz ayı, boz kurt, sansar, tilki, porsuk, yaban domuzu, sincap, dağ koyunu gibi hayvanlar ve birçok yırtıcı kuş bölgedeki bakir kırsal alanlarda yaşamlarını sürdürme şansına sahip olabilmişler. Bunlar arasında en ilgi çeken hayvan ise şüphesiz Anadolu Vaşağı. Nesli tükenmek üzere olan bu vaşakların, geçtiğimiz yıllarda Pülümür ve Mazgirt ilçelerinde görüntülenmesinin doğa dostları arasında nasıl sevinçle karşılandığını belki hatırlarsınız.

Tunceli’nin yüksek dağlarından gelen kar sularıyla beslenen akarsuları da alabalık, kepenez ve çay balığı gibi su canlıları açısından oldukça zengin durumdalar. Ayrıca Munzur suyunun biraz daha ısınmış olduğu aşağı kısımlarda yayın balığına rastlamak da mümkün. Bölgenin en önemli balığı ise Munzur gözelerinin biraz aşağısından başlayıp Tunceli merkeze kadar yaklaşık 80 km.lik bir alana yayılmış bulunan kırmızı benekli alabalık. “Munzur’un İncisi” ve “Dağ Alası” adları da verilen, temiz ve soğuk suları seven bu özel balık, yöre insanı tarafından kutsal kabul edilse de -ne yazık ki- bilinçsiz avlanma yüzünden, nesli tükenme tehlikesi ile karşı karşıya kalmaktan kurtulamamış.

Tüm bu hayvanlarla birlikte; meşe ve ardıç başta olmak üzere, akağaç, karaağaç, çınar, asma, dişbudak, yabani fındık gibi birçok ağaç ve çalı türü de Munzur dağlarını mesken tutmuş kendine. Bunlar arasında, Anadolu’da neredeyse göremez olduğumuz huş ağacı gibi özel türler de var. Laf bitkilerden açılmışken; Munzur Vadisi florasında kayıt altına alınmış 1518 bitki çeşidi bulunduğunu, bunlardan 43’ünün sadece Munzur Dağlarında görülebileceğini ve 227’sinin de Türkiye’ye endemik olduğunu söylemeden geçmeyelim. Tahmin edeceğiniz gibi, Munzur’a özgü bitkilerin çoğunu çiçekler ve otlar oluşturuyor: Munzur Kekiği, Menekşesi, Düğün Çiçeği ve Oltuotu ile birlikte Çan Çiçeği, Erzincan Kirazı, Bindebir Keklik Otu, Dağ Çayı ve diğer birçok bitki, özellikle Nisan-Mayıs-Haziran aylarında görebileceğiniz rengarenk kır çiçekleri ile birlikte gözlerinizi doyurmakla kalmayacak; unutamayacağınız kokularıyla da sizleri büyüleyecektir.

Pırıl pırıl suyuyla tüm bu güzelliklere can veren Munzur Çayı, rafting yapmak isteyenler için de oldukça iyi bir seçenek. Bu nedenledir ki Tunceli, 2018 yılındaki Türkiye Rafting Şampiyonasına olduğu kadar, 2019 Haziranındaki Dünya Rafting Şampiyonasına da ev sahipliği yapmıştı. Dünyanın en kaliteli rafting parkurlarından biri olarak kabul edilen Munzur Çayında, hem suyun de hem de yemyeşil vadinin keyfine varmak müthiş bir deneyim olsa gerek! Üstelik Munzur Çayı kenarında oluşturulan plajlarda güneşlenmek ve suya girmek de mümkün. Çok şaşırdınız öyle değil mi? Ama gerçek! Munzur Çayı, şehir merkezinden çok kolay ulaşım sağlanabilecek bir mesafede, yüzme ve rafting yanında, gondol ve kanolara binerek de tertemiz havanın ve suyun tadını çıkarmanıza imkan veriyor. Dahası, Tunceli’de suya ilişkin aktiviteler bunlarla sınırlı değil. Elazığ’dan feribotla Tunceli’ye geçiş noktasında bulunan Pertek ilçesinde yer alan 56 odalı Termal Otel, MS gibi birçok hastalığa iyi geldiği söylenen şifalı suyun tadını her mevsim çıkarabilmenize olanak sağlıyor. Mazgirt ilçesi Dedebağ köyünde yer alan Bağın Kaplıcasının da kentte sıkça ziyaret edilen bir diğer şifalı su kaynağını oluşturduğunu meraklıları için not düşelim.

Küçücük bir şehir olan Tunceli, daha bir sürü vadi, şelale, mesire alanı ile içmece ve kaplıcaları içinde barındırdığı gibi; özellikle Çemişgezek civarında yoğunlaşan -ve en ünlülerinden birini de Uzun Hasan Türbesinin oluşturduğu- türbe, cami, kilise, medrese, kale, köprü ve kaya oymaları gibi onlarca tarihi eseri de geleceğe taşımaya devam ediyor. Tunceli kent merkezindeki en önemli tarihi eserler ise erken Cumhuriyet döneminde yapılmış olan Askeri Gazino ile bugün lojman olarak kullanılan Kışla Binası. Şehrin birçok ilçesine dağılmış halde bulunan ve Akkoyunlu-Türkmen geleneğini temsil ettiği belirtilen, üzerlerinde cinsiyet, toplumsal konum ve meslek gibi özellikleri sembolize eden kabartma figürlerin yer aldığı Koç-Koyun biçimli mezar taşları ise tarih sevenlerin özel olarak ilgisini çekiyor. Koruma altına alınan bu taşlardan, Pülümür ilçesi Sağlamtaş köyünde 11 tanesini bir arada görebilmeniz mümkün.

E, daha ne duruyorsunuz? Tam da bahar ayları gelmiş, kar suları erimiş, çaylar, dereler coşmuş, her yer çiçeklerle, kelebeklerle dolmuşken Munzur Vadisini ziyaret etmenin tam sırası! Hem Sivas’a da oldukça yakın! Sivas’ta olmayan Sivaslılar da üzülmesin! Artık mesafeler hiç de sanıldığı kadar uzak değil! Yarım saatte bir sefer yapılan Pertek Feribot iskelesi, Elazığ Havalimanından sadece 36 km uzaklıkta bulunurken; Erzincan havalimanından karayolu ile Tunceli Merkeze (123 km) ulaşmanız ise en fazla 2 saatinizi alacaktır. İnanın orada yaşayacaklarınız, bu mesafeye fazlasıyla değer! Tabii ki artan yakıt fiyatları nedeniyle, bu yıl ulaşım maliyetleri bir hayli artmış durumda! Onun da hesabı bizden sorulmasın; ne diyelim ki!

Dr. Özlem Güneş Erdoğu[email protected]

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.