Sivas’ın Kaybolan El Sanatları - Sivas Olay Haber - Sivas Haber | Sivas Haberleri
SON DAKİKA

Sivas’ın Kaybolan El Sanatları

Bu haber 13 Haziran 2022 - 12:40 'de eklendi ve 219 views kez görüntülendi.

Teknolojinin akıl almaz bir hızla ilerlediği günümüzde, el sanatları, çok daha ucuza ve çok daha fazla miktarlarda üretilebilen fabrikasyon ürünler karşısında her geçen gün kan kaybederek, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor.

 

Yüzyıllardır babadan oğula, ustadan çırağa aktarılarak günümüze kadar ulaşmayı başarmış; kimisi bir şehrin ya da ilçenin, kimisi bir bölgenin, kimisi de bir ülkenin sembolü haline gelmiş, yöresel kültürlerin ayrılmaz parçası el sanatları…  Kimisi evlerimize süs, kimisi başımıza yazma, kimisi bebelerimize beşik olan yüzlerce farklı el sanatı ürünü var ülkemizde. Bugünün yetişkinlerinin hemen hepsinin, çocukluğundan ya da gençliğinden gelen bir sürü hatırası vardır bu elişi ürünlerle ilgili. Dedemizin bastonu, ninemizin işlemeli yorganı, komşunun bakır sinisi belleklerimizdedir hala. Ancak ne yazık ki, gelecek kuşaklar bunları ancak etnografya müzelerinde görebilecekler. Bu ürünleri geleneksel usullerle yapmaya devam etmeye çalışan ustalar, ne yapsalar da, sanayileşme ve teknolojik gelişmenin hızına ayak uyduramayarak, bir çırak dahi yetiştiremeden, tek tek ayrılıyorlar aramızdan. Onlarla birlikte, yüzlerce yıllık mesleklerin incelikleri ve sırları da tarih oluyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığının, “Tükenen el sanatları kursları” açarak bu meslekleri yaşatmaya çalışmak yönündeki çabaları da ne yazık ki istenen sonuçları vermiyor. Her şeyden önce, piyasadaki ucuz fabrikasyon ürünlerle rekabet şansları bulunmayan el sanatçılarının istedikleri gibi bir gelir elde edememeleri yüzünden, bu zorlu meslekleri öğrenmeye heves etmeyen gençler, ne bu kurslara ne de yanlarında çırak olarak çalışmak üzere geleneksel ustalara rağbet gösteriyorlar. Böylelikle bir yandan ustalar, diğer yandan zanaatları tükenmeye yüz tutmaktan kurtulamıyorlar.

Tükenen ustalara ve sanatlarına çarpıcı bir örnek, Sivas’ın meşhur kemik tarağını yapan son ustası İhsan Kutluca. Mesleği ağabeyiyle birlikte babasından öğrenen ve Demiryollarından emekli olduktan sonra baba mesleğini sürdürmeye karar veren 66 yaşındaki İhsan Usta, kemik tarak yapımını oğluna da öğretmiş ve bir süre onunla birlikte çalışmış. Ancak oğlu, mesleği sürdüremeyecek kadar hastalanıp kendisi de birkaç yıl önce ağır bir ameliyat geçirince atölyesini kapatmış. İhsan Usta, bugün, evinin bahçesindeki küçücük bir barakada tarak yapmaya devam etse de; sadece sipariş üzerine çalışıyor ve günde ancak üç-beş tarak üretebiliyor. Türkiye’nin her yerinden kendisini arayarak tarak istendiğini söyleyen İhsan Usta, Sivas’ın hediyelik eşya dükkanlarında satılan binlerce sayıdaki tarakların ise Çin malı olduğunu belirtiyor. Zaten, her ne kadar kimisi tarakların Sivas malı olduğunu iddia etmeye devam etse de, konuştuğumuz esnafın çoğu bunu kabul ediyor. Halk arasında “kemik tarak” olarak bilinse de, esas olarak koç, öküz ve manda boynuzundan üretilen Sivas tarağına, geleneksel usulde, ateşte eritilerek şekil verilirken; Çin yapımı olanlarda bu işlemin asit kullanılarak yapıldığını da öğreniyoruz ustadan. El yapımı olandan çok daha ucuza elde edebileceğiniz Çin taraklarından alıp almamaksa size kalmış. Ancak; birkaç yıl önce ağabeyi vefat eden ve kendi vücudu da artık çalışmaya pek elvermeyen, üstelik bir çırağı da bulunmayan İhsan Usta’dan bir tarak edinemezseniz, önümüzdeki yıllarda Sivas’a yapacağınız ziyaretlerinizde, Çin malı olan taraklardan almak dışında bir seçeneğinizin zaten kalmayacağını da bilmelisiniz.

Kemik tarağın günümüzde yeniden rağbet görmeye başlamasının nedeni ise (saç ve tırnak gibi) keratin içerikli bir yapıya sahip olan boynuzdan yapıldığı ve tamamen doğal bir ürün olduğu için saç ve saç derisine iyi gelmesinin yanında elektriklenme ve kepeklenmeyi de önlediğinin bilinmesi. Burada küçük bir tarih bilgisi de verelim dilerseniz. Kemin tarak yapımcılığı, özellikle Birinci Dünya Savaşı ve milli seferberlik yıllarında artan bit salgını nedeniyle rağbet edilen bir mesleğe dönüşmüş. Halk arasında “bit tarağı” olarak bilinen, (bir tarafı daha kalın diğer tarafı daha ince olan) çift taraflı model, günümüze kadar en çok üretilen kemik tarak biçimi olmayı sürdürmüş. Mesleğin yok olmaya yüz tutmasının en önemli nedenlerinden biri piyasayı saran plastik taraklar iken; ülkemizde hayvancılığın son derece gerilemiş olması nedeniyle ustaların artık istedikleri şekilde boynuz bulamamaları da mesleğin terk edilmesinde büyük rol oynamış. Hayvanlar sadece kesim amaçlı beslendiği için, daha 2 yaşında, boynuzu büyüyüp gelişemeden kesilir olunca, ustalar da malzeme bulamaz olmuş. Kemik tarak ustalarının varolma savaşı, minik danaların hayatta kalma umudu aynı zamanda… Ne tuhaf!

Haftaya boynuzdan üretilen bir başka el sanatından, Sivas bıçağından bahsetmek ve el sanatlarının yok olmak dışında nasıl bir seçeneği olabilir diye tartışmak üzere…

Dr. Özlem Güneş Erdoğu[email protected]

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.