
Geç oldu, güç oldu ama sonunda Sivasspor’umuz yeni başkanına kavuştu. Burak Özçoban yeniden başkanlık görevine talip oldu. Sivas’ın yakından tanıdığı, kulüp yönetiminde önemli tecrübeler edinmiş isimlerle birlikte, yeni yüzlerin de yer aldığı güçlü bir yönetim kadrosu oluşturduğunu düşünüyorum. Bana göre kulübün en büyük handikabı olan yönetim belirsizliği, 15 Temmuz itibarıyla büyük ölçüde geride kalacak. İsim sponsorluğu konusunda da kısa süre içerisinde anlaşmanın sağlanması, kulübün mali anlamda biraz olsun nefes almasını sağlayacaktır.Aslında haftalar önce yönetimin bir şekilde şekilleneceğini ve başkanlık koltuğuna kimin oturacağını düşündüğümü dile getirmiştim. Nitekim öyle de oldu. Bu nedenle benim için sürpriz olmadı. Asıl merak ettiğim ve beni düşündüren konu ise transfer politikası. Eski oyunculara yönelme ihtimali konuşuluyor. Elbette Ali Şaşal, Murat Paluli ve Faysal gibi isimler bu şehri, bu armayı ve bu formanın ağırlığını bilen futbolcular. Ancak sadece geçmişte katkı vermiş isimlere yönelmek, kısa vadede günü kurtarsa bile uzun vadeli takım yapılanması adına risk taşıyor. Sivasspor’un artık yaş ortalaması daha düşük, atletik kapasitesi yüksek, tempolu oyuna uyum sağlayabilecek ve gelişime açık oyunculara yönelmesi gerekiyor. Nasıl ki güçlü bir yönetim oluşturmak önemliyse, sahada rekabetçi ve geleceğe yatırım yapan bir kadro kurmak da en az o kadar kritik. Transfer döneminde yapılacak doğru hamleler, takımın omurgasını yıllarca ayakta tutabilir.Teknik direktörlük konusunda ise Servet Çetin’in yeniden göreve gelmesi bekleniyor. Yarım kalan hikâyesini tamamlamak istediğini düşünüyorum. Ligin dinamiklerini, deplasman oyununu ve puan hesaplarının nasıl yapılacağını bilen bir teknik adam. Özellikle oyun disiplini, mücadele gücü ve savunma organizasyonu konusunda takıma önemli katkılar sağlayabilecek bir isim. Bunun yanında scout ekibinin de transfer sürecinde yoğun mesai harcadığını ve alternatif oyuncu havuzu üzerinde ciddi çalışmalar yürüttüğünü biliyorum.Takımın kiralıktan dönen oyuncuların da katılımıyla Sivas’ta kampa başlaması, sezon hazırlıklarının artık rayına oturduğunu gösteriyor. Ancak mevcut kadroya bakıldığında, bir elin parmaklarından daha fazla takviyeye ihtiyaç olduğu açık. Bu yüzden yönetimin ve teknik ekibin önce sezon hedefini net şekilde belirlemesi gerekiyor. Çünkü bundan sonra yapılacak her transfer, hem sportif başarı hem de kulübün mali yapısı açısından büyük önem taşıyacak. İsabetli transfer hamleleri yapılmadığı takdirde alınacak her riskin bedeli ağır olabilir.Artık fitil ateşlendi. Bundan sonra söz sadece yönetimde değil, şehirde de. Kampanyalarla Sivasspor’a sahip çıkma zamanı geldi.Yiğidoların yalnızca kombine alması yeterli olmayacaktır. Bu şehrin taşından, toprağından, havasından ve ekmeğinden nasibini alan herkes, Sivas’ın en büyük marka değeri olan Sivasspor’a elinden geldiğince destek vermelidir. Gücü olan daha fazla, imkânı kısıtlı olan ise imkânı ölçüsünde katkı sunmalı. Çünkü bu kulüp hepimizin ortak değeri. Bugün omuz omuza verilirse, yarın tribünler de saha da çok daha güçlü olacaktır.




