reklam
reklam

Formanın Hakkını Verin!

Yayınlanma Tarihi :
Formanın Hakkını Verin!

Bu kadar kötü zeminde, bu kadar ağır nem ve sıcaklıkta, bir de üstüne bu kadar basit konsantrasyon hatası yaparsanız futbol affetmez, cezayı keser. Nitekim kesti. İsmet hoca, Batman deplasmanında kadroda üç değişiklikle sahaya çıktı. Takım mücadele ediyor, skor avantajını elinde tutuyor, “Tamam, 3 puan geliyor” diyorsunuz. Tam 3 puanı aldık derken, maçın son bölümünde sahneye bireysel hatalar çıkıyor. Transfer olsun diye mecburiyetten alınmış görüntüsü veren ve Sivasspor formasının ağırlığını taşıyamadığını düşündüğüm Süleyman’ın yaptığı anlık dalgınlıklar, savunmanın sağında asla oynamaması gerektiğini düşündüğüm Burak’ın da konsantrasyon problemiyle birleşince savunma hattı bir anda dağılıyor. Kondisyon olarak da eksik kaldıkları o dakikalarda peş peşe iki gol yiyorsun. Skor avantajını koruyamıyor, rakibe yeniden umut veriyor ve elindeki maçı kendi hatalarınla rakibe teslim ediyorsun. Batman Petrolspor, geriye düşmesinin de etkisiyle son dakikalarda bütün hatlarıyla risk aldı, gelişi güzel de olsa ataklarını sıklaştırdı ve baskısını artırdı. Bu kadar yaslanırsan, oyunu rakibe teslim edersen mağlubiyet de kaçınılmaz oluyor maalesef… İsmet hoca ise Okan hamlesiyle buna karşılık verdi. Bu hamle, hocanın oyunun gidişatını okuyabildiğini bir kez daha gösterdi. Ancak artık şu da net; oyunu okumak yetmiyor, oyunu bitirmek gerekiyor. Skoru koruyamıyorsan, savunma yerleşimini sağlayamıyorsan, son bölümde takımın konsantrasyonu dağılıyorsa burada ciddi bir problem var. Dört hafta geride kaldı; 2 beraberlik, 2 mağlubiyet. İçeride beraberlikler, dışarıda mağlubiyetler… Artık bunun sadece “sezonun başı” diyerek geçiştirilemeyecek bir tablo olduğunu görmek gerekiyor. Evet, takım geç kuruldu, maddi sıkıntılar var, bunların hepsini biliyoruz ama bunlar yapılan bazı transferlerin yetersizliğini açıklamaya yetmez. Rakip takım Benny transferini yapıyor; adam hücumun merkezinde, top ayağına geldiğinde ne yapacağını biliyor, adam eksiltiyor, oyunu yönlendiriyor, hücumu taşıyor ve golünü de atıyor. Bizim bazı transferler ise önlerinden geçen topu izliyor. Bu kadar amatörlük olmaz. Sivasspor formasını giymek sadece sahaya çıkıp 90 dakikayı tamamlamak değildir. Mücadele edeceksin, sorumluluk alacaksın, ikili mücadeleye gireceksin, topa hamle yapacaksın, pozisyonunu bileceksin. Hele böyle kritik deplasmanlarda hiç olmaz. Manaj’ın top ayağına geldiğinde mevcut takım kalitesinin ne kadar üzerinde olduğu zaten açıkça görülüyor. Adam başka bir seviyede. Ama sorun şu; Manaj’a ayak uyduracak ikinci, hatta üçüncü bir oyuncu yok. Manaj topu alıyor, dönüyor, rakiple boğuşuyor, hücumu sürüklüyor ama devamında destek yok. Duvar olacak oyuncu yok, ikinci bölgeden üçüncü bölgeye koşu atacak oyuncu yok, ceza sahasına çoğalacak oyuncu yok. Sonra da “Manaj neden etkisiz?” diye bakıyoruz. Manaj etkisiz değil, Manaj yalnız! Bu yapı hem Manaj’ı yıpratıyor hem de takımın hücum organizasyonunu kısırlaştırıyor. Söylenecek çok söz var ama sezonun henüz başında olduğumuzu da unutmamak gerekiyor. Tek maç üzerinden sezonu çöpe atacak değiliz. Ancak gördüğümüz problemleri de görmezden gelemeyiz. İsmet hocanın artık takımın oyun aklını, savunma dengesini ve hücum organizasyonunu bir an önce oturtması gerekiyor. Şu ana kadar takımın dinamiklerini tam anlamıyla ayarlayabildiğini söylemek mümkün değil. Bundan sonrası daha zor. Hocanın hem kendisine hem ekibine güvenmesi, elindeki oyunculardan maksimum verimi alması şart. Her hafta “Şuraya transfer lazım, buraya transfer lazım” demek yerine, elindeki genç oyunculara da gerçek anlamda şans vermek gerekiyor. Genç oyuncu hata yapar. Ama genç oyuncunun hatası, hiç mücadele etmeyen ve formasının ağırlığını taşımayan oyuncunun hatasından daha kabul edilebilir. Çünkü genç oyuncu kaybettirirken bile sana gelecek bırakır. Bugün ise kazanılmış bir maçın son dakikalarda nasıl ellerimizden kayıp gittiğini izledik. Böyle puanlar kolay kazanılmıyor. Sivasspor’un da bu kadar kolay puan kaybetme lüksü yok.

YORUM YAP