
Dışarıda adeta bayram havası vardı. Şehrin dört bir yanından gelen Sivas sevdalıları dalga dalga 4 Eylül Stadı’na akmış, yollar ve tribün çevresi kırmızı-beyaza bürünmüştü. Yüzlerde aynı heyecan, aynı inanç…Atkılar, bayraklar ve hiç susmayan tezahüratlarla 12.adam olan yiğidolar rakibe gözdağı verecek bir atmosfer kurmuştu. Fakat tribündeki bu yüksek tempo sahaya bir türlü yansımadı. Sahada gördüğümüz Sivasspor; temposuz, kopuk hatlarla oynayan, mücadele gücü zayıf ve oyun disiplininden uzak bir görüntü çizdi. Tribünlerin verdiği büyük desteğe karşılık üretilemeyen bir oyun, beklentilerin çok gerisinde kaldı.Maç öncesinde iki takım da eksiklerle sahadaydı. Sivasspor’da Charis ve Manaj’ın yokluğu özellikle hücum organizasyonlarında ve son vuruşlarda ciddi bir boşluk yarattı. Rakip Esenlerspor ise ilk on birin değişmez dört isminden yoksundu. Buna rağmen orta sahada 35 yaşındaki Kanga’nın oyun aklıyla yön verdiği Esenlerspor, sabırlı paslarla ve dengeli hücum geçişleriyle ilk yarıda iki gol bularak skoru lehine çevirdi. Sivasspor tarafında ise yine kopuk hücum geçişleri, orta sahada yumuşak kalan ayaklar ve dikine oynayamayan Kamil ile Cihat’ın oyundan düşmesi dikkat çekti. Zaten Bekir adında bir santraforumuz var mı yok mu göremedik bile… Sol kanatta Ethemi’nin zaman zaman yaptığı bindirmeler dışında rakip savunmayı zorlayan bir aksiyon göremedik. İlk 45 dakikada tribünleri arkasına alamayan Sivasspor, rakibin hızlı geçişlerini adeta bizimle birlikte izlemekle yetindi; koca devrede yarım pozisyon dışında kaleyi tehdit eden bir atak bile çıkmadı.İkinci yarıya İsmet Hoca hamlelerle başladı; Uğur, Avramovski ve Malle oyuna girerken takım santraforsuz bir oyun modeline döndü. Topa sahip olma oranı yükseldi ama bu üstünlük tabelaya ya da pozisyona yansımadı. Birkaç cılız deneme dışında rakip kaleciyi ciddi anlamda zorlayan bir organizasyon yine yoktu. Son yirmi dakikada ise sezon başından beri neden transfer edildiği sorgulanan, mevkisi malaesef santrafor olan Badji oyuna girdi; bu hamle sanki İsmet hoca “benden bu kadar” der gibiydi. Esenlerspor ise skor avantajını almış bir takımın rahatlığıyla oyunu soğutarak, tempoyu düşürerek maçı istediği gibi ileri geri oynayarak bitirdi.
Son bölümde zoraki gelen golle umutlanıyorsun, “belki beraberlik gelir” diyorsun ama birkaç dakika sonra amatör oyuncuların bile yapmayacağı bir hatayla maçı kendi ellerinle rakibe veriyorsun. Olacak iş değil. Kaleyi bulan şutun yok, yediğin goller amatörce, skora tepkin yok, çalışılmış bir oyun planı yok ve saymakla bitmeyecek kadar çok eksiğiniz var; ne yazık ki fazlası da sizde mevcut, Sivassporlu oyuncular. İsmet hocaya da çok birşey dememek lazım; elindeki kadro kalite olarak sınırlı ve bu tablo kaçınılmaz olarak kader gibi önüne geliyor. Onlarca kampanya yapılmış, binlerce Sivaslı tek yürek olup stadyumu doldurmuş, tribünler bir an bile susmamış… Ama sen sahada yoksun. Yakışmadı ama açıkçası kimseyi de şaşırtmadı. Her zaman bu atmosferi bulamazsınız, her maç böyle bir destek arkanızda olmaz ey Sivassporlu oyuncular. Bir gün dönüp baktığınızda belki de diyeceksiniz ki “Böyle bir tribünü bir daha bulamayız.”
Oysa biz size inanmıştık..




