reklam
reklam
DOLAR 44,3595 % 0.05
EURO 51,5514 % 0.07
STERLIN 59,5658 % 0.14
FRANG 56,2296 % -0.04
ALTIN 6.501,51 % 1,96
BITCOIN 71.487,99 0.676

Sivas neden suskun?

Yayınlanma Tarihi :
Sivas neden suskun?

Bazı şehirler vardır; konuşur, üretir, büyür. Bazı şehirler ise susar ve yavaş yavaş geride kalır. Sivas son yıllarda bunun hangi tarafında ben bilmiyorum. Ama sormak istiyorum, hangi tarafta?  Ve bunu artık yüksek sesle sormanın zamanı gelmedi mi?

Adı büyük, sorumluluğu ağır olan kurumların varlığıyla övünmek kolaydır. Ancak asıl mesele , o kurumların şehir adına ne ürettiğidir.

Bugün Sivas’ta iş dünyasının kalbi olması gereken yapının, ne yazık ki bu sorumluluğu taşıyabildiğini söylemek zor. Hem de o kadar zor ki.

Kapılar açık olabilir, toplantılar yapılabilir, fotoğraflar verilebilir…

Ama bu şehir bunlarla büyümüyor. Hani diyordu ya filmin ir sahnesinde. “Beni sevmen yetmiyor Kemal, biraz da karnımızın doyması gerekiyor” işte öyle bir şey bu. Bir türlü vizyonu olmayan Kemal’e söylüyordu Müjgan. Kemal derken, sevgili Kemal ağabeyimiz değil tabi ki bu..

Şehir; vizyonla büyür, cesaretle büyür, sahaya inen iradeyle büyür.

Geride kalan yıllar, ne yazık ki Sivas adına bir “bekleme dönemi” olarak hafızalara kazındı.

Ne güçlü bir yatırım hamlesi gördük, ne şehri sıçratacak bir sanayi vizyonu, ne de üyeye “yalnız değilsin” hissi veren bir sahiplenme. Bir dönem ticaret erbabı ile olan görüşmemde hafızamda kalan sadece bu repliklerdi. Ticaretin bir yerlerinde olsam da, olmasam da; gördüğüm resmi bir gazeteci olarak değerlendirdiğimde karşıma çıkan resim buydu, daha farklısı değil..

Oysa aynı dönemde başka şehirler; yatırım için kapı kapı dolaştı, projelerle, teşviklerle, planlamalarla büyüdü.

Sivas ise çoğu zaman bu yarışın dışında kaldı. Sanki birileri bu şehre “biraz daha bekle” dedi… Ve bu söz yıllardır değişmedi.

En acısı da şu oldu galiba. Deprem gerçeği bu kadar yakıcıyken, sanayi alanlarının geleceği konuşulması gerekirken, şehrin uzun vadeli planlamasında geri planda kalması, sadece bir eksiklik değil, bir tercihin sonucudur. Deprem Master Planında ilk fazda olmamak, devasa coğrafyası, demiryolu, karayolu ve havayolu ulaşım tercihleriyle kuşatılmış vir Sivas için “Yazık olur” söyleminin ötesine geçmeyecektir.

Bu tercihin adı ise bellidir. “Sessizlik.” Daha modern adıyla “Suskunluk Sarmalı”  Halbuki Sivas ticaretine, sanayine yön verenlerin sessizliği, suskunluğu, ne getirebilir sizce?

Sessizlik bazen huzur getirir. Ama yönetimde sessizlik, çoğu zaman geride kalmanın başka adıdır. Bugün gelinen noktada iş dünyasının önemli bir kısmı kendi yolunu kendi çizmeye çalışıyorsa, bu durum sadece ekonomik şartlarla açıklanamaz. Bu, aynı zamanda temsil eksikliğinin de bir göstergesidir.

Kimse kimseyi doğrudan hedef almak zorunda değil.

Ama gerçekleri görmezden gelmek de bu şehre yapılacak en büyük haksızlıktır. Çünkü mesele kişiler değil, mesele anlayıştır.

Ve artık bu anlayışın değişmesi gerektiği ortadadır. Sivas; tecrübeyi bilen, sahayı tanıyan, risk almaktan çekinmeyen, “bekleyelim” değil “yapalım” diyen bir iradeyi hak ediyor.

Bu şehir deneme tahtası değil. Bu şehir, zamanı heba edilecek bir yer hiç değil. Bugün belki kimse yüksek sesle konuşmuyor. Ama herkes aynı şeyi düşünüyor:

Sivas daha fazlasını hak ediyor.

Ve belki de en önemli bu değil mi sizce?

Sağlıcakla kalınız…

YORUM YAP