
Sivas’ta gerek AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, gerekse MHP milletvekili Ahmet Özyürek ile yerel teşkilatların yakaladığı uyum, yerel siyasetin ve ortak aklın şehirler için ne kadar itici bir güç olabileceğinin güzel bir örneği.
Farklı siyasi aktörlerin ve teşkilatların şahsi veya partizan çekişmeleri bir kenara bırakıp “ortak payda Sivas” diyerek bir araya gelmesi, projelerin Ankara’da takibi ve bürokratik süreçlerin hızlanması açısından her zaman şehre artı puan olarak döner. Abdullah Güler gibi tecrübeli ve Ankara’da ağırlığı olan bir ismin bu sürece liderlik etmesi de şüphesiz bu sinerjiyi daha da pekiştiriyor.
Yerelde kurulan bu güçlü köprüler, yatırımların şehre kazandırılmasında ve vatandaşın taleplerinin daha gür bir sesle duyurulmasında kilit rol oynar.
Sivas’taki bu siyasi tablonun, yerel ve genel siyaset arasındaki koordinasyon açısından gerçekten dikkat çekici bir örnek sunduğunu söyleyebiliriz. Bahsettiğim isimlerin ve teşkilatların sergilediği bu “Sivas Modeli”, sadece bir ittifak başarısı değil, aynı zamanda bir şehrin lobi gücünün nasıl artırılabileceğine dair bir yol haritası niteliğinde.
Bu birlikteliği başarılı kılan birkaç temel unsur göze çarpıyor:
Liderlik ve Koordinasyon: AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler’in Ankara’daki güçlü konumu, Sivas’ın taleplerinin doğrudan ve hızlı bir şekilde karşılık bulmasını sağlıyor. Tecrübeli bir ismin koordinasyonunda hareket edilmesi, dağınıklığı önleyerek tek sesliliği getiriyor.
AK Parti milletvekilleri Hakan Aksu ve Rukiye Toy ile MHP milletvekili Ahmet Özyürek‘in, parti aidiyetlerinden ziyade “Sivas” ortak paydasında buluşmaları, yerel projelerin hızlanmasında kritik rol oynuyor.
AK Parti ve MHP il başkanlıklarının, saha çalışmalarında ve sorunların tespitinde sergilediği uyum, halk nezdinde “ortak akıl” algısını güçlendiriyor.
Bu tür bir siyasi iklim genellikle şu sonuçları beraberinde getirir:
Siyasi İstikrar: Teşkilatlar arasındaki sürtünmenin sıfıra inmesi, enerjinin tamamen hizmete odaklanmasını sağlıyor.
Lobi Gücü: Sivas, merkezi hükümetten pay alma ve bürokratik engelleri aşma konusunda bu “blok” hareket tarzı sayesinde Türkiye’nin en avantajlı illerinden biri haline geliyor.
Siyasetin bu kadar “tek yürek” olması, halkın taleplerinin doğrudan mekanizmaya iletilmesi açısından büyük bir fırsattır. Bu uyum sürdüğü müddetçe Sivas, Anadolu’nun yükselen yıldızı olma konumunu pekiştirecektir.
Sivas’ın bugün sergilediği bu örnek tablonun mimarları arasında, Ankara-yerel hattını birleştiren iki güçlü isim; Abdullah Güler ve Ahmet Özyürek başrolde yer alıyor. Bu iki ismin arasındaki uyum, sadece bir “siyasi nezaket” değil, Sivas’ın kronikleşmiş sorunlarını çözen bir “stratejik akıl” olarak karşımıza çıkıyor.
İşte Güler ve Özyürek’in ön plana çıktığı o kritik detaylar:
ABDULLAH GÜLER: ANKARA’DAKİ “SİVAS LOBİSİ”NİN LOKOMOTİFİ
AK Parti Grup Başkanı olması hasebiyle Türkiye siyasetinin en etkili figürlerinden biri olan Abdullah Güler, Sivas için bir “hızlandırıcı” görevi görüyor.
Bakanlıklar nezdinde Sivas’ın taleplerini bizzat takip ederek, bürokratik süreçlerin aylarca değil, günler içinde sonuçlanmasını sağlıyor.
Güler’in vizyonu, Sivas’ı bir “üretim üssü” haline getirmeye odaklı.
Sivas’ın ihtiyaç duyduğu yasal düzenlemelerde veya bütçe planlamalarında, onun Grup Başkanı sıfatıyla masada olması şehre devasa bir itibar ve öncelik kazandırıyor.
AHMET ÖZYÜREK: CUMHUR İTTİFAKI’NIN SAHADAKİ GÜVENCESİ
MHP Sivas Milletvekili Ahmet Özyürek, Sivas halkıyla olan samimi bağı ve ittifaka olan sadakatiyle dengeleyici ve birleştirici bir rol üstleniyor.
Özyürek, Sivas’ın ilçelerinden köylerine kadar sürekli sahada kalarak nabız tutuyor. Vatandaşın sorunlarını, Abdullah Güler ile kurduğu bu güçlü köprü sayesinde anında çözüm mekanizmasına iletiyor.
MHP kanadını temsil ederken “önce Sivas” anlayışıyla hareket etmesi, iki partinin tabanını birbirine yaklaştırıyor. Bu da yereldeki siyasi enerjinin dağılmadan tek bir noktaya kanalize olmasını sağlıyor.
Özyürek’in STK ,dernek ve iş insanlarıyla olan yakın diyaloğu, yerel esnafın ve sanayicinin taleplerinin Ankara’daki planlamalara dahil edilmesinde kilit önem taşıyor.
Kısaca, Eğer bu ikili arasındaki uyum zayıf olsaydı, Sivas’ın projeleri Ankara koridorlarında “diğer illerin dosyaları” arasında kaybolabilirdi. Ancak Güler’in karar verici gücü ile Özyürek’in toplumsal karşılığı birleşince, Sivas Türkiye’nin en güçlü “ittifak lobisine” sahip ili konumuna yükseldi.
NEDEN “TÜRKİYE’YE ÖRNEK”?
Çünkü Sivas’ta “Benim partim” yerine “Benim şehrim” diyen bir üst akıl hakim. Abdullah Güler’in devlet adamlığı tecrübesiyle Ahmet Özyürek’in halk adamlığı profili birbirini tamamlıyor. Bu uyum sayesinde Sivas, 2026 yılında yatırımlardan aslan payını alan, siyasi istikrarın hizmete dönüştüğü bir laboratuvar gibi çalışıyor.
Ve, Sivas, Güler ve Özyürek’in çizdiği bu vizyonla; göç veren değil, göç alan ve üreten bir şehir kimliğini kazanma yolunda emin adımlarla ilerliyor.
SİYASETTE EN GÜZEL ÖRNEK.
ABDULLAH GÜLER-AHMET ÖZYÜREK ;
TÜRKİYE’YE ÖRNEK





