reklam
reklam
DOLAR 43,8556 % 0.04
EURO 51,7043 % -0.03
STERLIN 59,1919 % 0
FRANG 56,6736 % 0.09
ALTIN 7.290,60 % -1,21
BITCOIN 63.150,00 -4.601

Toplu taşımanın parakende bedeli

Yayınlanma Tarihi :
Toplu taşımanın parakende bedeli

Geçtiğimiz günlerde, Belediye Başkanımız Adem Uzun bir açıklama yaptı. Açıklamasında, 65 yaş üstü ücretsiz toplu taşıma uygulamasının sahadaki yansımalarına dikkat çekti. Hatta işin mizahi ama düşündürücü bir tarafı da vardı. Hat kontrol ve yol denetim  uzmanı(!) Mehmet S. isimli bir amcamızın günlük ortalama 25 hat ve yol kontrolüyle “rekor kırdığı” esprisi yapıldı. Deyim yerindeyse,  Guinness World Records’a aday gösterilecek bir tablo…

Gülüp geçebilir miyiz? Keşke mesele sadece bir tebessümden ibaret olsaydı.

Sosyal Devlet sloganı, sadece seçim sathında işe yarar gibi gözükse de, vadenin uzun olanında, “Sistem Yükü”dür.

Tamam 65 yaş üstü vatandaşlarımız bu toplumun hafızasıdır. Onlara saygı göstermek, hayatlarını kolaylaştırmak sosyal devletin gereğidir. Kimse bu hakkın özüne itiraz etmiyor. Ancak her hak, bir sistem içinde yaşar. O sistem nefes alamaz hale gelirse, hak da tartışılır hale gelir.

Seçim dönemlerinde popülist hamlelerle genişletilen ücretsiz ulaşım uygulamaları, özellikle büyükşehir olmayan illerde ciddi bir maliyet baskısı oluşturuyor. Gelir-gider dengesi zaten zor kurulan belediye ulaşım işletmeleri, ücretsiz yolcu oranı arttıkça daha fazla sübvansiyona ihtiyaç duyuyor. Bu da ya hizmet kalitesinin düşmesine ya da dolaylı zamlarla diğer yolcuların yükü sırtlanmasına neden oluyor. Ki Sivas Beldiyesi’nin de bu konuda Dubai Krallığı olmadığını unutmayalım..

“Bedava” dediğimiz her hizmetin aslında bir bedeli var. Öyleyse soru şöyle olmalı.   O bedeli kim ödüyor?

Otobüs şoförlerinin tamamını tenzih ederim; zor bir meslek icra ediyorlar. Ancak gün içinde yaşanan tartışmaların önemli bir kısmının ücretsiz biniş kaynaklı olduğu da inkar edilemez. Günlük onlarca kez aynı hattı dolaşan, sosyal amaçtan ziyade alışkanlık ya da zaman geçirme amacıyla yapılan sınırsız kullanımlar sistemde yoğunluk oluşturuyor.

Bir şehirde toplu taşıma, “gezinti aracı”na dönüşürse; işe giden, hastaneye yetişmeye çalışan, okula ulaşmaya çabalayan vatandaş için mağduriyet kaçınılmaz hale gelir.

Çözümü de oldukça basit bu durumun…

Önerim şu.  65 yaş üstü ücretsiz biniş hakkı aylık makul bir kota ile sınırlandırılabilir. Örneğin 20 biniş gibi bir üst sınır, hem sosyal hakkı korur hem de suistimalin önüne geçer. Gerçek ihtiyacı olan vatandaş yine ücretsiz faydalanır; sistem ise tıkanmaz ve nefes alacak hale gelir. .

Bu düzenleme bir “hak gaspı” değil, hakkın sürdürülebilirliğini sağlama çabasıdır. Aksi takdirde daha sert ve kısıtlayıcı tedbirler kaçınılmaz olabilir.

Belediyecilik alkış almak için değil, sistemi ayakta tutmak için yapılır. Kısa vadeli siyasi kazanç uğruna uzun vadeli hizmet kalitesini riske atmak kimseye fayda sağlamaz.

Sosyal politika üretmek kolaydır; zor olan onu finansal ve operasyonel gerçeklikle uyumlu hale getirmektir.

Unutmayalım:

Toplu taşıma bir şehrin damar sistemidir. Damar tıkanırsa, şehir yorulur.

Mesele yaşlılarımız değil.

Mesele, iyi niyetle verilen bir hakkın kötü planlama yüzünden tartışılır hale gelmesidir.

Ve bugün alınmayan tedbirler, yarın daha ağır kararları zorunlu kılar.

Sağlıcakla kalın…

 

YORUM YAP