
Sivasspor… Sadece bir futbol kulübü değil, bu şehrin ortak sevdası, ortak heyecanı, ortak gururudur. Tam 59 yıllık köklü geçmişiyle nice başarı hikâyelerine imza atan, Anadolu’nun mütevazı ama mücadeleci ruhunu sahaya yansıtan bir değerdir. Avrupa kupalarında ülkemizi temsil ederken yalnızca Sivas’ın değil, Türkiye’nin adını da başarıyla duyuran Sivasspor, yıllar boyunca insanların gönlünde ayrı bir yer edinmiştir.
Ancak bugün gelinen noktada hepimizin yüreği buruk. Yaşanan ekonomik sıkıntılar, Sivasspor’u seven herkesi derinden üzüyor. Birkaç yıl öncesine kadar başarılarıyla konuşulan kulübümüzün bugün farklı sorunlarla gündeme gelmesi elbette hiçbir Yiğido’nun arzu ettiği bir tablo değildir.
İnsan ister istemez şu soruyu soruyor: Ne oldu da bu noktaya geldik?
Bu sorunun elbette birçok cevabı vardır. Yönetimsel hatalar, ekonomik şartlar, futbolun değişen dengeleri ve daha birçok neden sıralanabilir. Ancak geçmişi konuşup birbirimizi suçlamanın bugün Sivasspor’a hiçbir faydası olmayacaktır. Asıl önemli olan, mevcut durumdan nasıl çıkacağımız ve kulübümüzü yeniden ayağa nasıl kaldıracağımızdır.
Son günlerde en çok konuşulan konulardan biri de kulübün borç yükü. Sürekli “Bu borç ödenemez.”, “Artık iş işten geçti.” şeklinde söylemler duyuyoruz. Ben aynı düşüncede değilim. Evet, Sivasspor’un önemli bir borcu var. Kimse bunun aksini söyleyemez. Ancak bu borç, doğru planlama ve güçlü bir birliktelikle ödenemeyecek bir borç değildir.
Yeter ki şehir olarak aynı hedefe odaklanalım.
Sivas bugüne kadar birçok zorluğun üstesinden birlik ve beraberlikle gelmiştir. Bugün de aynı ruhu ortaya koyabilirse Sivasspor’un yeniden eski güçlü günlerine dönmemesi için hiçbir neden yoktur.
Ne yazık ki son yıllarda şehirde farklı bir alışkanlık oluştu. Destek vermek yerine dedikodu üretmek, çözüm aramak yerine eleştirmek, taşın altına elini koymak yerine uzaktan konuşmak daha kolay geliyor. “Ben olsam yapardım.”, “Şu gelse olmaz.”, “Bu yönetim başarılı olamaz.” gibi cümleler artık Sivasspor’a hiçbir şey kazandırmıyor. Tam tersine kulübün moralini, şehirdeki birlik havasını ve geleceğe olan umudu zedeliyor.
Oysa bugün konuşma zamanı değil, çalışma zamanıdır. Tüm yigidoların empati yapıp kendilerine şu soruyu sormalarını isterim.
“Ben Sivasspor için ne yapabilirim?”
Kombine almak da destektir. Forma almak da destektir. Tribünde yer almak da destektir. Kulübün yanında olduğunu hissettirmek de destektir. Moral vermek de destektir. Sosyal medyada yıkıcı değil yapıcı olmak da destektir. Kısacası herkesin yapabileceği mutlaka bir katkı vardır.
Belki bu birliktelik için biraz geç kaldık.Belki birçok fırsatı değerlendiremedik.
Belki zaman zaman birbirimizi gereksiz tartışmaların içine çektik.
Ama hâlâ önümüzde bir fırsat var. Hâlâ toparlanabilecek bir süreç içerisindeyiz. Bunun için tek şart, aynı hedef doğrultusunda birleşebilmektir.




