
Kısa ve öz başka kimi yeneceksin? Zor bir deplasmandan üç puanı öyle ya da böyle alıyorsun, sonra kendi sahanda ligin kadro kalitesi açısından vasat takımlarından birini yenemiyorsun.Gerçekten şaşılacak iş…Hakemin hatası var, kasıtlı yapıyor yada futbolu bilmiyor ama bunlar Türk futbolunda mazaret olmamalı artık..Rakip Muğlaspor’un yerli oyuncularının tamamına yakını ikinci ligden gelen, mücadele ederek bu seviyeye yükselmiş isimlerden oluşuyor. Senin birkaç oyuncunun yıllık maliyeti ise neredeyse rakibin toplam takım bütçesine denk geliyor. Ama gel gör ki sezon başından beri bu bütçenin hakkını sahada bir türlü veremiyorsun. Gerçekten yazık. Kadro yapılanması, transferler, harcanan bütçe derken bir de sahadaki oyuna bakıyoruz; takım hâlâ mental olarak hazır değil. Artık sadece taktik, diziliş ya da oyuncu tercihleri üzerinden konuşmanın da pek anlamı kalmadı. Çünkü sorun biraz daha derinde. Oyuncular aceleci, kırılgan, özgüvenleri düşük. Pas tercihlerinden son vuruşlara, ikili mücadelelerden pozisyon almaya kadar sahada bunun izlerini açıkça görüyoruz. Kısacası ayaklar sahada ama zihin henüz oyunun içinde değil. Bu maçta Manaj, Salih, Ethemi, biraz Murat takımı ayakta tutmaya çalıştı. Fakat futbol bir-iki oyuncunun omuzunda taşınacak bir oyun değil. Bu bir takım oyunu ve herkesin hazır olması, mücadeleye ortak olması gerekiyor. Bir oyuncu aksadığında diğeri kapatacak, biri düştüğünde diğeri kaldıracak. Bizde ise şu an bunun tam tersini görüyoruz. Sivasspor’un sahadaki en güçlü tarafı neredeyse sadece adı. Hâlâ bu ligde misafir olduğumuzu kendimize kabullendirmeye çalışıyoruz. Oysa Sivasspor’un bu ligi kabullenmesi başka, bu ligde hedef koyması başka. Hele ki kendi sahanda kazanamadığın her maç, Yiğidoların canını daha fazla yakıyor. İsmet hocanın da oyuncu kredisini fazlasıyla harcadığını artık görüyoruz. Maç içerisindeki agresif görüntüsü her ne kadar hakemlere yönelik gibi görünse de aslında o öfkenin bir kısmı kendisine, bir kısmı da sahadaki oyunculara. Çünkü takımın verdiği görüntü kolay kabul edilecek gibi değil. Teknik direktör kenardan ne kadar hamle yaparsa yapsın, oyuncu sahada reaksiyon vermiyorsa planın da bir anlamı kalmıyor. Bundan sonrası için alınacak hiçbir sonucun şaşırtmadığı, güven vermediği, hatta heyecan bile uyandırmadığı bir Sivasspor görmek istemiyoruz. Ama sahadaki görüntü maalesef bizi bu noktaya doğru götürüyor. Tribünde, stadyumda, televizyonun karşısında… Kısacası bütün Yiğidolar artık mücadele eden, ne oynadığını bilen ve formasının ağırlığını taşıyan bir Sivasspor görmek istiyor. Sabır bugüne kadar vardı, bundan sonra da olacak. Ama sabır taşının da bir dayanma noktası var. Bu takım toparlanacaksa daha fazla beklemeden toparlanmalı. Çünkü her puan kaybı, her kötü oyun, her isteksiz görüntü taraftarın güvenini biraz daha tüketiyor. Artık mesele sadece puan kaybetmek değil; mesele, Sivasspor’a yeniden inanabilmek. <Bu mesaj düzenlendi>




