reklam
reklam

Lige Dönüş Zamanı

Yayınlanma Tarihi :
Lige Dönüş Zamanı

Bazen bir galibiyet, sadece üç puan değildir.

Bazen bir galibiyet; kaybolmaya başlayan özgüveni yeniden kazanmak, tribünlerdeki endişeyi susturmak ve camiaya “Biz buradayız” diyebilmektir.

Sivasspor’un Antalyaspor karşısında aldığı galibiyet tam da böyle bir galibiyetti.

Sezonun ilk beş haftasında Sivasspor, maçların tamamında olmasa bile bölüm bölüm iyi futbol oynadı. Ancak iyi oynadığı anların karşılığını tabelaya yansıtamadı. Hatta öne geçtiği karşılaşmalarda, avucunun içindeki puanları rakiplerine ikram etti.

Bu tablo ister istemez camiada tedirginlik yarattı.

Kırmızı-beyazlı taraftarların arasında artık yüksek sesle aynı soru sorulmaya başlanmıştı:

“Sivasspor’da neler oluyor?”

İşte Antalyaspor karşılaşması bu nedenle sıradan bir maç değildi.

Bu maç bir kırılma maçıydı.

Bir geçiş maçıydı.

İlk beş haftanın yarattığı soru işaretlerini ortadan kaldırmak, takımın yeniden ayağa kalktığını göstermek için önemli bir fırsattı.

Üstelik Antalya deplasmanı kolay değildi.

Ama Sivasspor’un tarihinde, zor günlerin üstesinden gelmesini sağlayan bir tecrübe ve mücadele kültürü var.

O ibre, bir kez daha Yiğidoları gösteriyordu.

Ve öyle de oldu.

İsmet Taşdemir, kaleyi 19 yaşındaki genç Arda Erdursun’a emanet etti. Genç kaleci, böyle kritik bir deplasmanda formasını giyerek önemli bir sorumluluk aldı.

Antalya sıcağında oynanan karşılaşmada Sivasspor, golü Kamil Fidan ile buldu.

Rakibin beraberlik golü geldi.

Ama bu kez Sivasspor’un morali bozulmadı.

Çünkü bu kez takımın hikâyesi farklıydı.

İkinci yarıda sahneye yine Rey Manaj çıktı.

Burak Kapacak’ın ortasına adeta kafasını tekmeye sokarak yaptığı vuruşla topu ağlara gönderdi.

Ve Sivasspor yeniden öne geçti.

Manaj yine iş başındaydı.

Altıncı maçında altıncı golünü attı.

Erokspor ve Kayserispor maçları bir kenara bırakıldığında, dört haftada altı gol atmayı başaran bir golcüden söz ediyoruz.

Sivasspor’un hücumdaki en önemli silahı olduğunu bir kez daha gösterdi.

Fakat maçın belki de en önemli anı 80. dakikaydı.

Antalyaspor penaltı kazandı.

Topun başına geçen rakip oyuncu penaltıyı dışarı gönderdi.

İşte bazen futbolun dili böyledir.

Avuçlarımızdan kayan puanların ardından, bu kez top rakibin ayağından dışarı çıktı.

İbre gerçekten de Sivas’a dönmüştü.

Bu galibiyet sadece üç puan değildi.

Bu galibiyet, özgüvenin geri dönüşüydü.

Bu galibiyet, camianın üzerindeki kara bulutların dağılmasıydı.

Bu galibiyet, futbolculara “Biz bunu yapabiliriz” duygusunu yeniden vermekti.

İsmet Taşdemir yönetimindeki Sivasspor, zorluk derecesi yüksek bir deplasmandan üç puanla döndü.

Şimdi önümüzde yeni bir sayfa var.

Seri yapma zamanı geldi.

Antalyaspor galibiyeti başlangıç olmalı.

Bir maçlık mutlulukla yetinmemeliyiz.

Bu galibiyetin anlam kazanması için devamının gelmesi gerekiyor.

Şimdi hedef Muğlaspor.

Lige yeniden merhaba deme zamanı.

Ama bu dönüş sadece futbolcuların dönüşü olmamalı.

Taraftar da lige dönmeli.

Çünkü Sivasspor’un en büyük gücü yalnızca sahadaki 11 oyuncu değildir.

Sivasspor’un en büyük gücü,bu arma için ayağa kalkan, deplasmanda takımının peşinden giden, 4 Eylül Stadyumu’nu dolduran taraftardır.

Şimdi söz sırası Yiğidoların.
Kırgınlıkları, endişeleri ve soru işaretlerini bir kenara bırakıp takımın yanında olma zamanı.
Çünkü zor zamanlarda takımın yanında olmak kolay değildir.
Ben Yiğidoyum demek, takımın en çok ihtiyaç duyduğu anda tribünde olmaktır.
Taraftar onikinci değil birinci adamdır.

Haydi Yiğidolar!

Arma ve forma aşkına stadyuma!

Sesimiz tribünde, inancımız sahada olsun.

Antalyaspor galibiyeti bir başlangıç olsun.

Muğlaspor karşısında tribünler dolsun, Sivasspor sahaya çıktığında 4 Eylül Stadyumu yeniden ayağa kalksın.

Çünkü bizim için futbol sadece 90 dakika değildir.

Bu arma bir şehir demektir.

Bu forma bir sevda demektir.

Ve unutmayalım:

Başka Sivas yok.

Başka Sivasspor yok.

Şimdi kenetlenme zamanı.

Lige dönüş zamanı!

Haydi Yiğidolar… Hep birlikte!

YORUM YAP