reklam
reklam
DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

Asgari ücret, STK’lar ve TTB

Yayınlanma Tarihi : Google News
Asgari ücret, STK’lar ve TTB

Hangisinden başlamalı bilmiyorum ama, STK’lardan başlayalım. Yani Sivil Toplum Kuruluşlar, örgütlenmeler, hak aramalar, birliktelik, güçlülük vs. vs.

Türkiye’de hangileri bu tanımlamaya uyar, inanın bende bilmiyorum. Bazen siyasi yapıların, devlet bürokrasisinin, “Yahu hadi sizi biraz dinleyelim de, bir araya gelip,bir kahvaltı, bir akşam yemeği, o da olmazsa, çiğköfteli brunch eşliğinde bir sohbet ederiz.” Havasında tertiplerine katılımın gerekliliğini sağlamaya çalışan, meslek yada dayanışma örgütleri mi?

Yoksa; yine siyasi yada derin ideolojilerin çapa atmak veya sistemi entegre etmek için kullandıkları maşa örgütleri mi, yada hangileri bu maşa örgüt yine bilmiyorum.

Çok merak ediyorum, başka ülkelerde de böyle mi?

Geçen hafta içinde TTB başkanı kadın bir doktorun, Türk Silahlı Kuvvetleri için sınır ötesi operasyonlarında, kullanılması yasak olan bir kitle imha cihazının kullanılabilirliği şüphesi olduğunu ima eden açıklamaları oldu.

Ben bu açıklamayı ne cahilce buldum, ne de aptalca. Cahil’in bile böyle bir açıklama yapmasını bekleyemezsiniz. Belki belki eğer öylesine açıkladıysa, aptallıkla açıklanabilir ama.

Çünkü TSK bu operasyonları yıllardır yapıyor. Yıllardır. Bu iktidar döneminde de yaptı, daha önceki iktidarlar döneminde de. Öyle bir şey mümkün mü? Siz kadın olduğunuz için, Peygamber ocağı olan Türk ordusunu pek bilemezsiniz. Orada herkes askerdir, ama önce insan.. O operasyonlar siz konuştunuz diye durmayacak.

Bundan sonra da yapmaya devam edecek.

Böyle bir iddianın(!) sizin ağzınızdan çıkması ne ifade eder? Şunu…

Ya siz birilerinin adına konuşuyorsunuz, ya da birilerinin..

Batı yada sözüm ona medeniyet, demokrasi, insan hakları havarileri, öyle bir şey olsaydı, defe kor oynatırlardı, merak etmeyiniz.

Benim kafamı kurcalayan, bu TTB başkanının nasıl bir kripto olabileceği. Ne için, kimler adına böyle bir açıklama yapma gereği duymuştur. Bunun bir an önce kamuoyuna açıklanması lazım. Derhal ve ivedilikle.

Hedef, TTB yada onun  nezdinde birlikler, dernekler, STK’lar değil, bizatihi o başkanın kim olduğu, kimlerle irtibat sağladığı ve bu açıklamayı ona kimin yaptırdığının kamuoyu ile paylaşılmasıdır.

STK’lar bu toplumun örgütlü yapılanması için bir gerekliliktir, ancak siyasi güdümlemelerden oldukça uzak olmaları gerekir.

BİR YANLIŞ ASGARİ ÜCRET..

Asgari ücret; genel itibariyle, toplumsal iş gücü içerisinde, bir yetişkin için ödenmesi gereken en düşük ücret. Dünyanın bir çok ülkesinde bu uygulama var.

Yani devlet diyor ki, işverenine. “Yanında çalışan bir yetişkin için,  aylık bu bedelin  altında ödeme yapma!” Bugün şartlarında Maaş+SGK+İşveren payı+Stopaj+Yemek ortalama 9.000 bin lira civarı. Son bir yılda %100’ün üzerinde artış yapıldı.

Hatta 2015 seçimleri öncesinde de  ortalama hayat pahalılığının çok çok üstünde artmasına neden olarakta muhalefetin gazına gelen iktidar yetkililerinin %40 civarında bir artış yapmaları, sonra ki süreçte bu artışın iş dünyasına ve küçük esnafa oldukça kötü yansıdığını gördük.

Bir çok işletme ya kapandı, ya işçi çıkartmak zorunda kaldı, kayıt dışı istihdam arttı. SGK primleri nedeniyle üstüne de salgın süreci gelince, içinden çıkılmaz bir hale geldi.

Yani bu süreç kötü yönetildi ve hala aynı anlayış devam ediyor.Ocak ayında denilen rakamlar hayata geçerse, vay o piyasanın, küçük esnafın, işletmenin haline. Allah yardımcıları olsun..

Asgari ücretin, hayatın olağan akışının dışında artırılması, bilakis asgari ücretle geçinmek zorunda kalan insanların yaşam standartlarının artmasına neden olmadı, aksine daha da kötü bir hale geldi. Hiç unutmam, Temmuz ayında yapılan asgari ücret artışı sonrası sabah girdiğim raflarda bütün fiyat etiketlerinin toplandığını yeni etiketlerin yapıştırıldığına bizzat ben şahidim.

Berberinizden tutunda, ayakkabı aldığını dükkandan, aracınızı parkettiğiniz otopark ücretinden, odanızın sendikanızın aidat yada katılım payının, elektrik, doğalgaz aklınızda ne varsa artmadığını gördünüz mü?

Bir çok asgari ücretli şunu söylüyor, “Keşke fiyatlar artmasaydı da, bir geçen yıl aldığımızı alsaydık.” Geçen yıl asgari ücretli maaşımla şunları alabiliyorken, bu yıl alabilmem mümkün değil. Örnekleri ile sıralıyor.” Öyle altın, dolar falan değil ha..

Un, yağ, deterjan, okul masrafı, kırtasiye ayakkabı, servis ücreti, vs.

Yanlış.. Yanlış.. Ve de yanlış…

Siz piyasada fiyatları tetikleyen mekanizmaları devreye sokmazsanız, bu sarmal travmanın altından kalkamazsınız. Siz asgari ücrete, diğer ücret artışlarının oldukça üstünde zam yapıyorsunuz, piyasa düşen ateşin acısını azaltmak için etiketlere yükleniyor, etiketler yüklenince piyasa ateşleniyor, piyasa ateşlenince sizler bir daha asgari ücret artışı yapıyorsunuz, aynı kısır döngü, dönüp duruyor.

Asgari ücrete Ocak ayında yapılacağı iddia edilen ciddi bir artış, belki asgari ücretlinin yarasına bir parmak bal çalabilir ama, özellikle küçük esnaf ve iş dünyasına ciddi bir yara açacaktır. 2015 öncesine kadar tek haneli rakamlardan pek çıkmayan işsizlik, bugün çift hanelerde gezmekte ve inmemek konusunda direnmektedir.

Diğer bir konu da, bu kadar artışın, kayıt dışı istihdamı artıracağı,  geçici; göçmenler, mülteciler, zorunlu sığınmacılar ve sorunlu sığınmacılar gibi, nitelikli iş gücünden uzak insanların emek tabanlı iş gücünde kendilerine yer bulup, yine iş gücü ihtiyaçlıları arasında bir meşruiyet sağlamalarına neden olup; toplumsal yaşam sürecini olumsuz etkileme kabiliyetleri olacaktır.

Bu da diğer konu kadar önemli ve hayati bir konudur.

Devlet büyüklerimizin, idarecilerimizin bu konu da dikkatli davranmaları gerekir.

Ben su satırları yazarken, Cumhuriyetimizin Bayramı kutlanıyor. Sonsuza dek yaşanacak Cumhuriyetimizin 99.yılı kutlu ve mutlu olsun.

Sağlıcakla kalın…

 

YORUM YAP