reklam
reklam
DOLAR 44,2795 % 0.22
EURO 50,5902 % -0.78
STERLIN 58,5955 % -0.84
FRANG 55,9650 % -0.45
ALTIN 7.136,03 % -0,98
BITCOIN 71.723,26 1.562

Eğitimin Bu Hali

Yayınlanma Tarihi :
Eğitimin Bu Hali

Biz ve bizlere yakın kuşaklar eğitim görürken, Türkçe dersleri vardı ve bu derslerde ismin beş hali olduğunu ve bu hallerinde, durum belirttiğini öğrenirdik. Yalın  hali, e hali, i hali, de hali ve den hali diyerek bitirirdik.

Ama o günler bize kimse eğitim kaç hali olduğunu öğretmezdi. Eğitimin, öğretimin tek bir hali vardı. Koşulsuz sorgulama, araştırma ve çalışma.

Eğitim tek be gerçek hali buydu. Bugün ise, Eğitimin bu hali olduğunu da öğrenmiş olduk. Son 20-30 yıldır belki bir tık daha fazla süreçte, eğitimin hallerinden halsizliğe döndüğüne şahit oldu bu gözler.

Biraz daha fazla demokrasi yalanıyla başlayan yalan rüzgarlarının, bir milletin gelecek evrelerini altüst ettiğine, toplumsal yapıp yozlaştırıp, kültürel mirasların bir nasıl bir kenara kaldırılıp atıldığını her beraber görüp yaşadık.

Bugün hepimiz bu halden şikayetçiysek;

Başta eğitim ve sağlık hizmetlerinde yaşadığımız sürecin ilk evrelerinden birisi, eğitimde yapılan kılık kıyafet serbestliği, her yere bir üniversite her üniversiteye bir eğitim fakültesi, yetersiz müfredat ve pedogojik eğitimin olmadığı,  onbinlerce öğretmeni bir şekilde mezun edip siyasi saiklerle her seçim önü kadro açıp şirin gözükme çabaları, eğitim sendikalarının bu süreçte ,  baş başa bırakıldığı yetersizliği ve siyasetin odağjna kayma arzuları, değerler eğitiminin bu işin uzmanlarınca değil, bir takım  ilişkilerin ayyuka çıktığı oluşumlara bırakma düşüncesinin hayat bulduğu çerçevede,

Kılık kıyafet serbestliği ile her ne kadar özgürlük ve 21.yy ifadeleri geçse de, erozyona uğratılan bir öğretmen kimliği ve yüzüdür.

Öğretmenin öğrencide, öğrencinin öğretmende karşılığı tüketilmiştir.

Aynı şekilde öğretmenin velide ki karşılığı da erozyona uğramış bir konudur.

Öğretmen şikayet hattı gibi abuk sabuk bir konu bu ülkenin gündemine getirilmiştir. Artık öğretmenlerin statü gereği toplumsal saygı ve karşılık dereceleri ciddi bir erozyona uğramış, nicelik değilse de, nitelik kaybı, görünenin çok çok üstüne gelmiştir.

Bunun sonucu olarak ortaya çıkan tek kaçınılmaz resimde, eğitim bu halidir.

Söylenecek çok şey var aslında ama dışarısı oldukça soğuk. Yazarken, üşeniyor ve üşüyor insan işte.  Eski tahta sıralarda, karatahta’nın tebeşirle dansından ortaya çıkan tozların ciğerlerimize soluduğumuz, her biri ellişer kişilik sınıflardan, eğitimin, yine her biri devasa asansörlü, klimalı, yirmişer kişilik sınıflarda gördüğümüz eğitimi kaça katladığını bile hesap edemeyen bir evrime geçişimiz.

Artık eğitim adına verilecek ne var bilmiyorum ama, dibe vurup öyle mi geri çıkacağız orası da meçhul. Dibin de dibi varmış, insan hergeçen gün bunu daha iyi anlıyor.

Neyse 2026 yılına küçük bir hoş geldin diyelim. Çok büyütüp de 2027 gelirken beklentimiz tavana çıkmasın. 2025’den gördüğümüz hiçbir şey yokken.

Sağlıcakla kalın.

 

YORUM YAP