
Transfer tahtasının açıldığı, borçların kapatıldığı ve imzaların peş peşe atıldığı bir dönemde, tribünlerin önemli bölümünün cezalı olduğu atmosferde Sivasspor, son haftalarda düşüş yaşayan Pendikspor’u adeta elinden kaçırdı.Mehmet Hoca’nın 9 ay ceza almasına rağmen görevine devam edilmesi yönündeki tercih, camia içinde ağırlık kazanan bir görüş olsa da bunun ciddi bir risk barındırdığı ortada. Öyleki kendi evinde sahaya yine alışılmış 5-4-1 dizilişiyle çıkan Yiğidolar, maç içerisinde bölgesel yerleşim hataları yaşamaya devam etti. Özellikle ilk yarının son 15 dakikasına kadar Pendikspor, orta sahayı kalabalık tutarak topa sahip olma üstünlüğünü ele geçirdi ve dar alanda kısa paslarla oyunu yönlendirdi.Ancak Sivasspor, geçiş oyunlarında etkili oldu. Kontra ataklarla rakip ceza sahasına hızlı inen Yiğidolar, Malle ve Bekir’le net fırsatlar yakalayarak Pendikspor’un orta saha hakimiyetini kırmaya başladı. Mert’in ön liberoya yaklaşması, Cihat’ın hücum bağlantılarındaki pas trafiğini artırdı ve takımın üçüncü bölgeye geçişlerini kolaylaştırdı.Gelgelelim, son vuruşlardaki amatörlük ve cömertlik, rakip kaleciyi adeta “milli kaleci” seviyesine çıkardı. Üretilen pozisyon sayısına rağmen skor tabelası değişmedi.Malle’nin anlamsız şekilde oyundan alınması Pendikspor’un işine yarasa da, geriden Murat’ın bindirmeleri bu boşluğu kısmen telafi etti. Yeni transfer Manaj’ın henüz antrenman eksiği olmasına rağmen, girilen pozisyonların onun ayağında gole dönüşeceği çok net hissedildi. Buna karşın Bekir, Ethemi ve Emre’nin cömertçe harcadığı fırsatlar tribünlerde saç baş yoldurdu.Bir diğer yeni transfer Okoronkwo’nun henüz maç temposuna ulaşmadığı görülse de, kanatlara getireceği hız ve dinamizm takım adına umut verici. Ancak orta sahanın ağır kalışı ve üçüncü bölgeye geçişlerde yapılan tercih hataları bu maçta fazlasıyla göze çarptı.Manaj gibi bir gol silahının yeniden kadroya katılması, talihsiz sakatlıklarla anılan kaleci Gökhan’ın bu şanssızlığı Sivasspor’da kırma ihtimali ve Okoronkwo’nun hücum potansiyeli, yapılan transferlerin “nokta atışı” olabileceğini gösteriyor. Yönetim, kadro mühendisliği konusunda üzerine düşeni yapmış görünüyor.Fakat saha kenarında aktif bir teknik direktör varlığının eksikliği, taktiksel müdahale zamanlaması ve oyun içi reaksiyonlar açısından hissediliyor. Bu noktada yönetimin teknik direktör meselesinde de bir adım atması gerektiği kanaati ağır basıyor.Manaj önderliğinde daha üretken, daha tehditkâr bir Sivasspor izleme ihtimali yüksek. Ancak bu tablo, play-off hattına tutunmak için tek başına yeterli olmayabilir.Artık geriye kalan tek şey, bu yeni kadronun sahaya nasıl yansıyacağını izleyip görmek.




