reklam
reklam
DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

Tarım var olmaktır

Yayınlanma Tarihi : Google News
Tarım var olmaktır

Bir tarafımızda Ortadoğu gerginliği, diğer tarafımızda Rusya-Ukrayna savaşı. Diğer bir tarafımızda artan Yunanistan-Türkiye gerilimi.

Bu coğrafyada yaşamak oldukça zor. Zamanın felsefi düşünürü, tarihçisi İbni Haldun’a atfedilen şu sözü çok severim.

“Coğrafya kaderdir.” Öylesine haklı ki. Coğrafya’dır insanın kaderi. Açlığı tokluğu, zenginliği fakirliği, çektiği acılar, yaşadığı sevinçler.

Hepsi bir coğrafyanın parçasıdır.

Coğrafya iklimdir, coğrafya rakamdır, coğrafya yaşama sevinci, gözlerde ki parıltıdır.

Biraz politikvari oldu son cümlelerimiz ama. Maalesef öyle.

Ben coğrafyamızın bizleri haliyle de ülkemizi sürüklediği gündemlere değil, kendi elimizle sürüklendiğimiz maceraya değinmek istiyorum.

Malum, son birkaç yıldır, dünya ölçeğinde bütün ülkeler ekonomik sorunlarla karşı karşıya kaldılar. Dünyada yaşanan salgın sürecinin üretim ve ticari ulaşım yollarına negatif etkisi, geriye çekilen iş gücü büyüklüğü vb. Bir çok neden sayabiliriz.

Enerji darboğazı, petrol fiyatları vesaire.

Belki şu çıkışı yapanlar “Yahu dünyanın bütün ülkeleri kötü etkileniyor.” Haklı olabilirler, haklılık payı da var. Ama unutulan bir şey daha var.

Biz en kötüsünü becerdik. Biz başta tarım gücümüzü kaybettik. Yakın tarihe kadar dünyanın, gıda ve tarımda dünyanın kendi kendine yeten birkaç ülkesinden biriyken, şu an hiçte öyle değil.

Tarım politikamız, maalesef süregelen yeteneksiz ve beceriksiz politikaların kurbanı oldu. Bu günah sadece bugüne de ait değil. Yaklaşık 30-40 yıldır tarım politikası iflas etmek ettirilmek üzere aşılandı.

Artık köylerde tarım yapabilecek, ziraatle uğraşacak, hayvancılıkla geçinecek nüfus neredeyse bulmakta zorlanıyorsunuz.

Ekilmiyor, biçilmiyor. “Kurtarmıyor” diyor köylü. “Ektiğimizi biçemiyorum, Biçtiğim para etmiyor. Mazota, gübreye yetiremiyorum”

Haklı mı, diye sorarsanız?

Sonuna kadar haklı da. 785 bin kilometrelik Türkiye coğrafyasının büyük çoğunluğu tarım, hayvancılık yapılabilir durumda diye biliyorum.Ama köyler bomboş.

Bir çok köy evinin altı hala ahırlarla dolu. Ama ahırlar bomboş. Çünkü köyler bomboş.

Peki neden köylerimiz bomboş diye sorduk mu hiç kendimize? Köylerin boşaltılması, bu ülkeye yapılmış en büyük kötülüktür. Bugün yaşadığımız maddi manevi ve sosyal travmanın, gerilimlerin, siyasi konjonktürel facianın an ana nedenidir.

Bu ülke çok büyük ihanetler gördü, çok büyük acılar, dramlar yaşadı ama. Bu ülkenin çektiği tüm hastalıkların kangren haline gelmesinin nedeni 12 Eylül darbesi ve sonrasında yaşananlardır.

NATO ve CIA destekli 12 Eylül darbecileri, ülkeyi, kendi başlattıkları kardeş kavgasından çıkartırken, Ortadoğu bataklığına sürükleyen politikaların da temelini atmışlardır.

Palazlandırılan, göz yumulan ve açıkça beslenen FETÖ sarmalı, ateş düşürülen Güneydoğu bölgemiz ve sonrasında yaşanan tüm politikalar bu ülkenin çöküşü için atılan, ince ince işlenmiş adımlardır.

Bugün tarımda yaşadığımız karabasanın asıl nedeni, 12 Eylül ihtilali sonrasında yaşanan ve tek merkezli, ileride FETÖ kumpasının bir parçasının mihenk taşı olarak kullanılacak olan  taşımalı eğitim‘dir.

Taşımalı eğitim evet, bu ülkeye yapılmış en büyük kötülüklerin başıdır. Her ne kadar, o gün FETÖ’ye argüman ve malzeme çıkartmak olsa da temel amaçları, boşaltılan ve şehre yerleşen bir tarım organizması, hem tarımı, hem hayvancılığı bitirmiş, hem de ülkenin kıt ve kısıtlı kaynaklarının küresel güçlerce sömürülmesine imkan tanımıştır.

Son 30-40 yılda, kent merkezlerinde bulunan nüfus  artışına baktığınızda, tarımın neden çöktüğünü, enerji açığının neden büyüdüğünü, işsizlik ve işgücü büyüklüğünün nasıl orantısız arttığını görürsünüz.

Buna bir de zorunlu ve sorunlu sığınmacıları eklediğinizde, Türkiye’nin küresel ölçekte yaşanan ekonomik ve sosyal travmalardan neden daha fazla etkilendiğini daha sağlıklı görebilirsiniz.

Umarım ve dilerim, yaşadığımız bu süreçten ders çıkartanlar ve geçmişiyle yüzleşenler olur. Tarım güçtür.Tarım varolmak ve yaşamaktır.

Sağlıcakla kalın.

YORUM YAP