reklam
reklam

Teker Dönmüyor Teker

Yayınlanma Tarihi :
Teker Dönmüyor Teker

Sivas’ta bu hafta toplu taşıma ücretleri yeniden gündeme geldi.Belediye Meclisi’nde kabul edilen yeni tarifeyle şehir içi ulaşımda tam biniş 40 liraya, öğrenci ve emekli bileti ise 30 liraya yükseldi.Otobüs içi, kredi kartı 45 lira oldu.

Ve tahmin edileceği gibi…

Zam gelir gelmez tartışmanın merkezine Belediye Başkanı Adem Uzun oturdu.Eleştirmek kolay.Hele konu vatandaşın cebine dokunuyorsa, daha da kolay.

Ama bazen bir fiyatın sadece vatandaşın cebinden çıkan tarafına bakıp, o fiyatın nasıl oluştuğunu hiç konuşmamak da meseleyi eksik anlatmaktır.

Peki otobüs nasıl çalışıyor? Bir otobüs düşünün…Sabahın erken saatinde garajdan çıkıyor.Mazot yakıyor.Şoför çalışıyor.Bakımıyapılıyor.Lastiği değişiyor.Sigortası, kaskosu, vergisi, yedek parçası, tamiri var.

Otobüsün kendisinin bir ekonomik ömrü var.

Ve bütün bunların bedeli, birkaç yıl önceki rakamlarla aynı değil.Bugün Sivas’ta motorinin litre fiyatı 100 lirayı gemiş..

Şimdi soralım!..

Bir otobüsün deposuna giren mazotun fiyatı bu kadar yükselmişken, personel maliyetleri artmışken, bakım ve yedek parça giderleri yükselmişken, sigorta ve kasko maliyetleri de ciddi biçimde değişmişken ulaşım hizmetinin maliyetinin hiç değişmemesini beklemek ne kadar gerçekçi?

Elbette vatandaş açısından 40 lira da az para değildir.Emekli için 30 lira da…Öğrenci için 30 lira da…

Her gün işe gidip gelen, birkaç kez otobüse binmek zorunda olan bir vatandaş için ulaşım giderindeki her artış doğrudan hayat pahalılığı demektir.Bunu da görmezden gelemeyiz.

Fakat başka bir gerçeği de görmezden gelemeyiz.Toplu taşıma bir hizmettir ve bu hizmetin de bir maliyeti vardır.

Her zammın sorumlusu belediye başkanı mı?

Adem Uzun’u eleştireceğimiz konular elbette vardır.

Ben de yeri geldiğinde eleştirdim, yine eleştiririm.

Bir belediye başkanı kamu görevi yapıyorsa yaptığı her işin kamuoyu tarafından sorgulanması kadar doğal bir şey yoktur.Ama bir belediye başkanını eleştirmekle, ortaya çıkan her ekonomik maliyetin siyasi faturasını, doğrudan onun önüne koymak aynı şey değildir.Bugünakaryakıtın fiyatını belediye belirlemiyor.

Şoförün, bakım personelinin, yedek parçanın, lastiğin, sigortanın, kaskonun ve diğer işletme giderlerinin fiyatını da belediye tek başına belirlemiyor.

Dolayısıyla toplu taşıma tarifesini konuşurken yalnızca “Bilet neden 40 lira oldu?” sorusunu sormak yetmez.

Asıl sorulması gereken sorulardan biri de şudur. “Ne oldu da, bütün maliyet kalemleri bir anda bu kadar fırladı. Sahi ne oldu?”

Bence yapılması gereken, tartışmayı siyasi sloganlardan çıkarıp rakamların üzerine oturtmaktır. Fon skandalına kurban verdiğimiz, milli servetin bedeli, bize otobüs zammı olarak mı gelecekti? Bunu sorun yahu!.. Az buçuk delikanlılık gösterin de..

Vatandaşın ödediği bilet bedeli bu maliyetin ne kadarını karşılıyor?Bunun açıklamasını başkanımızdan bekleriz. Ama basın toplantısında yada meclis toplantısında duyduğum rakamlar, gerçekten öyle böyle rakamlar değil…

Eleştiri olacaksa, doğru yerden olsun.Bir belediye başkanını eleştirmek elbette vatandaşın hakkıdır.Hatta demokrasinin gereğidir.

Adem Uzun’un yaptığı veya yapmadığı bir hizmet varsa konuşalım.Trafiği konuşalım.Ulaşımı konuşalım. Belediyenin yatırımlarını konuşalım. Parkları, yolları, altyapıyı konuşalım.Belediyenin bütçesini konuşalım. Önceliklerini konuşalım.

Eksiklerini varsa açık açık yazalım.Çünkü mesele sadece Adem Uzun meselesi değildir.Benim söylemek istediğim tam olarak budur.

Sivas’ın ihtiyacı hamasi nutuklar, slogan başlıklar  galan değildir.

Sağlıcakla kalın..

YORUM YAP