reklam
reklam
DOLAR 43,8464 % 0.2
EURO 51,6374 % 0.04
STERLIN 59,1150 % 0.15
FRANG 56,4901 % 0.07
ALTIN 7.074,02 % 0,52
BITCOIN 67.345,75 1.264

Sivas’ta Bir Sanat Şöleni ve Gönüllerdeki Boş Koltuklar

Yayınlanma Tarihi :
Sivas’ta Bir Sanat Şöleni ve Gönüllerdeki Boş Koltuklar

Sivas Kültür ve Sanat Derneği bünyesindeki Klasik Türk Müziği Topluluğu, dün kulaklarımızdaki pası silen, ruhumuza dokunan muhteşem bir konsere imza attı. Şef Ömer Dilek Talı’nın titiz yönetimi ve topluluğun kusursuz icrasıyla, musiki sanatının en güzel örnekleri Sivas semalarında yankılandı. Gecenin sunumunu üstlenen Haluk Çağdaş ise, o kendine has üslubu ve beyefendi duruşuyla dinleyenleri adeta büyüleyerek sahneye ayrı bir derinlik kattı.

Ancak ne yazık ki, bu sanat ziyafetinin tek bir eksiği vardı: Sizler…

Her fırsatta Sivas’ın kültürel mirasından dem vuranların, sanatın ve sanatçının yanında olduğunu iddia edenlerin büyük bir çoğunluğu o akşam o salonda yoktu. Hele ki bu gece, ömrünü Sivas kültürüne ve musikisine adamış, şehrimizin müstesna değerlerin yer aldığı konserde; o koltukların boş kalması sadece bir organizasyon eksiği değil, bir vefa borcunun ödenememesidir.

Nereye Gitti O “Sanatsever” Kalabalıklar?

Sahnedeki emeğe mi yabancılaştık?

Nimet Heper, Sivas’ın yetiştirdiği ve şehre ruh katan isimlerden biri. Onun anısına yapılan bir gecede koltukların boş kalması, sadece bir konser kaybı değil, aynı zamanda toplumsal bir vefa noksanlığıdır.

Sanatçı, karşısında bir kitle gördüğünde beslenir. Salonun boş olması, o “muhteşem” performansı sergileyenlerin motivasyonuna vurulan sessiz bir darbedir.

Nimet Heper ve üç rahmetli değerlerimizin bıraktığı mirasa sahip çıkmak sadece sözle mi olur?

Sanatçıyı alkışsız, salonu nefessiz bırakmak Sivas’ın köklü şehir kültürüne yakıştı mı?

Gerçek sanatseverlik, klavye başında değil; sanatçının ter döktüğü, o eşsiz eserlerin icra edildiği salonlarda “orada” bulunarak gösterilir. O akşam orada olanlar, ruhlarını doyurmuş bir şekilde evlerine döndüler; ancak gelemeyenler (ya da gelmeyenler) sadece bir konseri değil, bir kentin hafızasına sahip çıkma fırsatını da kaçırdılar.

Emek veren tüm sanatçılarımıza ve bu anlamlı geceyi düzenleyen Sivas Kültür ve Sanat Derneği’ne teşekkür borçluyuz. Dileriz ki bir sonraki buluşmada, alkışlarımız boş koltuklarda yankılanmak yerine, salonu hıncahınç dolduran yüreklerden yükselir.

“Müzik, ruhun gıdasıdır derler ama o gıdayı sunanların en büyük ödülü, takdir dolu bir çift gözdür.”

YORUM YAP