
Dini günler, bayramlar her millet için önemlidir, özeldir, kutsaldır. Her türlü iş işlem ve eylem o günlerin takvimi göz önünde bulundurularak yapılır. Yıllardır Kıta Avrupası’nda ve dünyanın futbol ülkelerinde o ülkelerin dini günleri dikkate alınarak ligler takvimlendiriliyor. Bizim ülkemiz dahil Avrupa’nın tamamında ve Amerika kıtasında hiçbir ülke Noel haftasında maç oynatmaz, oynatamaz. Oynatsalar dahi hiçbir Hristiyan futbolcu o hafta oynamaz. Çok zorda kalırsa adalem attı, kılım döndü gibi uyduruk sakatlıklarla yine evine gider. Peki, Hristiyan futbolcular bunu yaparken Müslüman futbolcular neden her bayram maç yapmak zorunda.
Avrupa’nın en önemli liglerinin en önemli oyuncuları Müslüman. Müslüman futbolcuları çıkarsanız dünyanın bir numaralı liglerinde geriye bir şey kalmaz. Böyle olduğu halde hiçbir Avrupa ülkesinde İslam dininin bayramlarını dikkate alan bir tane federasyon yok. Buna isyan eden bir tane futbolcu da yok. Hadi onlar bunu dikkate almıyor, peki ya biz neden dikkate almıyoruz? Türkiye’de oynayan Hristiyan sporcular her Noel’de tatile çıkarken Müslüman ülkede Müslüman futbolcular her bayram sahada. Artık bu çifte standarda bir son vermek lazım. “Ben Müslümanım” diyen futbolculara çağrımdır. Hristiyanlar kadar kendi bayramlarınıza sahip çıkın, talep edin, isyan edin. Bayram haftalarında maça çıkmayın. Memleketlerinize gidin. Annenizin, babanızın elini öpün, mahallenizdeki camide hemşerilerinizle kucaklaşın. Çocuklara harçlık dağıtın. Senede iki kere bayram edin…
RAHAT OYUN
Geçtiğimiz hafta Hatay galibiyeti ile ligde kalmayı cebe koyan Sivasspor, Ümraniye karşısına daha rahat çıktı. İlk yarı oynanan oyun, belki de sezonun en iyi oyunlarından biriydi. Sivasspor ilk yarının büyük bölümünü rakip yarı alanda oynadı. Oyun boyu 40 metreyi geçmedi, rakibi kontralar dışında çıkarmadı. Cihat ve Bekir ile bulunan pozisyonlarda Ümraniye kalecisi Cihan başarılıydı. İlk yarı biterken Murat Paluli’nin sert ortasına dokunan Glumac topu kendi ağlarına göndererek Sivasspor’u öne geçirdi.
İkinci yarı karşılıklı bulunan gol pozisyonları ile başladı. İlk yarıya oranla oyunu dengeleyen konuk takım risk alarak daha etkili ataklar geliştirdi. Top iki kale arasında geldi gitti. Ümraniyespor topla daha çok oynadı. Sivasspor ilk yarıya oranla daha etkisizdi. Alımale ve Avramoskı hamlesi de bu etkisizliğe çare olamadı. Hücumda etkili olamayan Sivasspor savunmada hata yapmadı ve skoru korumayı bildi. İlk yarıda olduğu gibi maç biterken bulduğu iki pozisyonu gole çeviremeyen kırmızı beyazlı ekibimiz yıllardır bize ters gelen Ümraniye’den üç puanı alarak biraz daha rahatladı.
Uzun bir aradan sonra Uğur’un dönmesi ve Emre Gökay’ın forma şansı bulması önemliydi. Emre’nin etkili oynaması ise umutlarımızı artırdı. Sivasspor onca çağrıya rağmen forma sırtına sponsor bulamadığı için VEFA yazarak çıktı. Geçen hata yazımı başarı yoksa taraftar yok, para yok, umut yok diye bitirmiştim. Devam ettireyim, başarı yoksa sponsor da yok. Maalesef bizde böyle…




