reklam
reklam
DOLAR 44,9329 % 0.1
EURO 52,6299 % -0.33
STERLIN 60,6692 % -0.11
FRANG 57,3491 % -0.26
ALTIN 6.830,51 % 0,29
BITCOIN 79.399,99 4.663

Gençlerimizi paralel topluma teslim ettik

Yayınlanma Tarihi :
Gençlerimizi paralel topluma teslim ettik

Çağımızın ve geleceğimizin en büyük tehdit ve tehlikesi dijitalizmdir. Yeni medya, sosyal medya, dijital platformlar, yapay zekâ vs derken hayatımızı kolaylaştıran ve hızlandıran yeni sistemler kontrolümüzden çıkıp bizi kontrol etmeye başlayarak, imkân olmaktan çıkıp tehdit haline geldi. En önemlisi ve tehlikelisi, kıymetli hocamız Prof. Dr. Burak Gönültaş’ın tabiriyle oluşan ‘paralel toplumdur’. Özellikle Z Kuşağının, gerçekle sanalı birbirine karıştırdığı günümüzde, kendi gerçeklerinde bir rol ve karakter ortaya koydukları yaşam alanları maalesef bu paralel toplum olmaktadır. Kimi gençler gerçekte mankurtlaştırılmış veya onların anlayacağı tanımla zombi gibi hayat sürüp, kendi gerçeklerini sanal dünya dediğimiz, kıymetli hocamızın tanımıyla paralel toplumda yaşamaktadırlar.
Paralel toplumda bizim dünyamızdan farkı olarak, insanı insan yapan birçok değeri göremiyoruz; acıma, merhamet, paylaşma, sevgi, üzülme, sevinme, mutlu olma, aile bağlılığı, inanç, dini ve milli hisler gibi. Paralel toplumda gördüğümüz hisler ise; rekabet, kazanma hırsı, şiddet, acımasızlık, yalnızlık, inançsızlık, cinsiyetsizlik, ilkesizlik vs.
Ebeveyniler ile çocuklar arasında ki bağı kopartan dijitalizm, bizden koparttığı çocuklarımız ile kendine bize yabancı bir terör ordusu oluşturuyor. Öyle teröristler yetiştiriyor ki çekinmeden anne babasını öldürebilen, okul basıp katliam yapan, gözünü kırpmadan intihar eden. Birileri tarafından kontrol edilen dijital platformlarda yetiştirilen ve yaşları 12 ila 25 arasında değişen bu gençler, gerçek toplumda suç örgütleri tarafından tetikçi olarak kullanılmaktadır. Gerçekte insan öldüren bu çocuklar paralel toplumlarında yaptıklarını bir bilgisayar oyunu gibi algılamaktadır.
Dijitalizmin bizden koparttığı çocuklarımız ile onların anlayacağı dilden bir bağ kuramazsak, toplumun huzuru için canımızın bir parçası olan evlatlarımız ile çatışmak zorunda kalacağız. Karşı karşıya olduğumuz tehdit ve tehlikeyi bu açıdan görmeyip, mevcut sistem içerisinde cezalandırma yöntemlerinde sonuç ararsak yanılınız. Çünkü verilecek cezaların paralel toplumlarında çokta bir caydırıcılığı olduğunu düşünüyorum.
Çözüm, dijital mecraları kontrol altına almak, bu küresel oyunun aktörlerini deşifre edip tedbir almak, çocuklarımız onların anlayacağı dilde bağ kurmak, kendi toplumumuzda onlara kendilerini iyi hissettirecek alan oluşturmakdır. Sekülerizm, çağdaşlık, özgürlük vs gibi kavramlar adı altında şeytana hizmet eden fikirler sadece bu küresel planı destekler. Çocuklarımıza, onların anlayacağı dilde; dini ve milli hisleri, merhameti, ailenin önemini, vatan, insan ve doğa sevgisini aşılamak zorundayız. Bence şuan Milli Eğitim Bakanımızın yapmak istediği tamda budur. Bu tehdit ve tehlikeyi önlemek için inançlı ve ahlaklı nesiller yetiştirmek zorundayız.

YORUM YAP