
Sivasspor için Çorum FK deplasmanı, sezonun kaderini değiştirecek bir 90 dakikadan çok, mevcut durumun bir yansımasıydı. Haftalardır süregelen sakatlıklar, daralan kadro yapısı ve hedeflerin büyük ölçüde kaybolmuş olması, bu karşılaşmayı farklı bir noktaya taşıdı. Belki de bu yüzden, Sivasspor uzun zaman sonra ilk kez stres yükü olmadan çok rahat sahaya çıktı.
Maça ev sahibi ekibin daha istekli ve baskılı başladığını söylemek yanlış olmaz. Özellikle Yusuf Erdoğan kanadından geliştirilen ataklar, Çorum FK’nın oyun planının en önemli öğesi idi. Bu plan erken bir golle karşılığını buldu. Özellikle defans hattındaki oyuncularımızın adam paylaşımında yaşadıkları sıkıntı bu pozisyonda da kendini gösterdi. Bu gol, Sivasspor adına “nasıl reaksiyon verilecek?” sorusunu da beraberinde getirdi.
Ancak kırmızı-beyazlı Sivassporlu futbolcular panik yapmadı. Sabırlı pas oyunu ve kontrollü yerleşimle oyuna tutunmayı başardılar. Bu yaklaşım, savunma oyuncusu Fevzi’nin attığı golle somut bir karşılık buldu. Valon Etemi’nin asistini de eklemeliyim. O an sadece bir beraberlik golü değil, aynı zamanda takımın direnç gösterebildiğinin de kanıtıydı. İlk yarının dengede tamamlanması, sahadaki kırılgan yapıya rağmen önemli bir kazanımdı. Ayrıca ikinci yarı içinde bir umut ışığı idi.
İkinci yarı ise futbolun küçük detaylarla nasıl şekillendiğini bir kez daha gösterdi. Duran top sonrası yaşanan karambol ve ardından gelen gol, maçın yönünü değiştirdi. Ne kadar dikkatsiz bir gol yediğimizi kesinlikle göz ardı etmeyelim. Sivasspor toparlanmaya çalışırken, ofsayt taktiğini bozan bir oyuncumuz neticesinde farkın açılmasına engel olamadık. Bu anlar, özellikle birlikte oynama alışkanlığı düşük olan savunma hatlarının ne kadar hassas olduğunu gözler önüne serdi. Yani sakat olan defans oyuncularımızı fazlasıyla aradık.
Elbette bu mağlubiyeti dramatize etmeye gerek yok. Zira Sivasspor için ligdeki hedefler, geçtiğimiz hafta İstanbulspor karşısında alınan sonuçla birlikte büyük ölçüde sona ermişti. Bu karşılaşma, daha çok alternatif oyuncuların görülmesi ve gelecek adına küçük ipuçları alınması açısından değer taşıdı.Lakin bu noktada da elimizde çok fazla veri oluşmadı.
Asıl mesele ise bundan sonrası. Sahadaki eksiklerden çok, masa başındaki planlamalar belirleyici olacak. Doğru bir yapılanma, bu sezonu bir geçiş dönemi olarak tarihe yazdırabilir. Aksi halde bu ligde kalıcı olursak gelecek adına sıkıntı yaşayacağımızın habercisi demek olur. Kesinlikle süper lig hedefi oluşacak bir yönetim kurulu oluşturulmalıdır.
Sonuç olarak, Çorum deplasmanı bir kayıptan öte, bir tespitti,ve oynayıp bitirmemiz gereken sadece bir maçtı. Bu maçı unutup geleceğe umutla bakabilmeliyiz.




