
Bugün, dünyanın dört bir yanına dağılmış ama kalbi her daim aynı coğrafyada atan insanların ortak paydası: 58. Dünya Sivaslılar Günü. Sivaslı olmak, sadece belli sınırlar içinde doğmuş olmak değil; taşında hüzün, sazında dert, duruşunda mertlik barındıran asırlık bir kültürün mirasçısı olmaktır. Ancak bu anlamlı gün, sadece bir kutlama vesilesi değil, aynı zamanda köklü bir öz eleştiri yapma günüdür.
Geçmişten günümüze “Yiğidonun harman olduğu yer” olarak anılan bu toprakların evlatlarına bugün en çok yakışan şey; omuz omuza vermek, birliği ve beraberliği harfiyen yaşamaktır. Ne var ki zaman zaman kişisel hırslar, benlik duygusu, küçük hesaplar, dedikodular ve kısır çekişmeler bu büyük mirasa gölge düşürüyor. Kaostan, ayrışmadan ve sen-ben kavgasından medet uman her anlayış, aslında en büyük zararı yine bu kadim şehre ve onun insanına veriyor. Toplumu ileriye taşıyacak olan şey bireysel kibirler değil; ortak akıl, sevgi ve samimiyettir.
Sivas, Kurtuluş Savaşımızın meşalesinin yakıldığı, milli mücadelenin karar merkezidir. “Manda ve hıyanet kabul olunamaz” diyen bir iradenin mirasçılarına düşen; iç çekişmelerin sığ sularında boğulmak değil, kucaklayıcı olmaktır
Farklılıkları bir kenara bırakıp ortak paydada buluşmak; geçmişin kırgınlıklarını, gündelik hırsları ve faydasız dedikoduları kapının dışında bırakmak zorundayız. Birimiz düştüğünde elinden tutan, başarısıyla gurur duyan, derdiyle dertlenen bir anlayışı ihya etmek elimizde. Ancak bir olduğumuzda iri, iri olduğumuzda diri kalabiliriz.
Dünya Sivaslılar Günü; memleket sevgisini lafta değil, birbirimize sarılarak gösterme günüdür. Kırgınlıkları tamir edeceğimiz, dedikoduya değil dostluğa kulak vereceğimiz, memleketimizin ve insanımızın adını yücelteceğimiz yeni bir sayfa açalım. Birlik ve beraberliğimiz daim, Dünya Sivaslılar Günümüz kutlu olsun.




