Dünya çetin, hayat zor - Sivas Olay Haber - Sivas Haber | Sivas Haberleri
SON DAKİKA

Dünya çetin, hayat zor

Bu haber 15 Ağustos 2022 - 10:19 'de eklendi ve 97 views kez görüntülendi.

Ne demek olduğunu biliriz vefanın, vefalı olmanın… Ve vefalı olmak gerektiğine inanırız, savunuruz ve vurgularız hep. Vefalı olana saygı duyarız, vefa duyarız. Duyarız ama nedendir ve niyedir diye de çok sorgulamadan ve kendimizce koşulların sürüklediği akış içinde vefa duyulması gereken tavır ve davranışları ihmal eder veya öteleriz. Vefaya gerektiği yerde ve gerektiği şekilde özen göstermeden, konjonktüre uyarak ve bir takımda kılıflar bularak tercihlerimizi farklı şekilde uygularız. Ve vefayı reddetmeyiz ama vefanın gereğini yerine getirmeyiz. Kısacası sözle ifade ettiğimizi hayatımızda ne derece uygulamaya geçirdiğimiz hususunda ise ne yazık ki aynı şeyleri söylemek pek mümkün değil gibi…

Zamanında yerine getirilmeyen vefa, aslında vefaya vefasızlık değil midir?

Vefa, daha iyisini bulduğunda, kimin yanında olduğundur aslında. Daha avantajlısını bulduğunda bırakıp gitmek değildir herhalde…

İnsanlığın gereği, yola çıktıklarınla aynı yolda yürümektir. Tökezlediğinde kolundan tutmak, karanlığa düştüğünde yoluna ışık olmaktır. Hani hep “iyi günde de, kötü günde de” denir ya onun içerdiği tüm hassasiyeti içtenlikle içselleştirmektir, yaşamaktır, uygulamaktır. Daha sevimlisini, daha güzelini, daha yakışıklısını, daha anlayışlısını, daha zengini, daha varlıklısını, daha saygınını, daha anlamlısını, daha iyisini ve kısacası “daha fazla”sını bulduğunda, arkana bakmadan başka yola sapmak, başka ufuk çizmek hiç değildir.

Hayat “dahalar”ı tercih edenlerle yürünür mü? Tercih belki daha iyisi olduğu için değilde, bir kusurun, bir hatanın, onca yanlışını çekemeyişini, aç bırakılışını, önemsenmeyişini, değer verilmeyişini, dinlenmeyişini, küçük düşürülüşünü, dövülmeni, sövülmeni ne bileyim işte her hangi bir acziyeti sebep telakki edilerek “daha fazlası”nı bulduğunda terk etme becerisi midir?

Becerikli olmak, vefasız olmayı örter mi, öteler mi?

Aslında becerikli olmak vefaya daha da duyarlı olmak değil midir, tıpkı hem yürümek hem de yanındakinin yürümesine, ilerlemesine katkı sağlamaya özen göstermek gibi. Yanındakileri terk ederek, kendisi geçebileceği kadar bir yol açıp, o yolu şu ya da bu şekilde hep iteleyerek, hep bir adım daha atarak, daha ilerilere, daha yükseklere, daha kârlılara ulaşmak bir beceri olsa da, bir başarı olsa da, işini bilmek, gemisini kurtarmak sayılsa da; insanın insan olma ilkelerinden temel bir dinamik olan vefa değildir herhalde…

Becerikli olmak ömrü artırmıyor, ya da dünya ile eş yaşatmıyor…

Belki becerikli olmak, avuçlarından ses çıkarmayı sevenlerce alkış alıyor olabilir. Bu alkışlar göğsümüzü kabartıp, başımızı göğe değdiriyor olabilir. Ve biliyoruz ki, gün geçiyor, başımız gökte, gök başımızda kalmıyor. Yer ayağımızdan kaydığında, oturduğumuz mekân yer değiştirdiğinde ne göğsümüzü kabartan alkış sesi ne de bizi yanında yürütecek yoldaş bulunmuyor; anlaşılıyor ki herkesin daha mühim bir işi ve bir telaşı var…

Ya vefa… Gösterdiğin sürece alkış almasa da, gök kubbe ses tufanında göğsünü kabartmasa da, bir gönül yapmanın doyumsuz hazzına gark ediyor. Yaptığın gönül muhakkak ki değerini bilir, sessiz bir dua bir dünya kurar. Hem de öyle bir dünya ki, bu yeryüzünde sıkıştığında aydınlığındır, farkında olmazsın ama bir gizli el gibi tutar seni huzura, rahata çıkarır… Ve ekonomik göstergelerin ölçemediği bir birikimi senin adına kaydeder hesabın hesap edildiği zamanda…

Erdemli olmak ise, becerikli iken de vefalı olabilmektir.

Dünya çetin, hayat zor, insan aceleci…

Konuşurken ifade ederiz ki, eşit olsun, adil olsun ve hep birlikte ve hepimiz için olsun… Ama isteriz ki, benim ki bir an önce olsun, en iyisi olsun ve en güzeli benim olsun… Gerekçemiz de hazırdır: zaman müsaittir, imkân vardır, atı alan Üsküdar’ı geçmiştir ve birileri deveyi hörgücüyle götürmüştür; bize gelince yapılanlar mevzuattır, savsaklamadır, kısacası ipe un sermedir. Hâlbuki hepsi gelip geçici dünyanın gelip geçici oyuncaklarıdır ve dahi sınavlarıdır. Bir miktar oyalanmak, övüncümüzün ve peşimize takılanların gözümüzün önüne serdiği seraptır.

Ve sonunda fark ediyoruz ki, umursadığımız kadar yıpranıyor, değer verdiğimiz kadar zarar görüyoruz…

İbrahim Yasak[email protected]

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.