reklam
reklam
DOLAR 32,2334 % 0.23
EURO 34,9845 % 0.01
STERLIN 41,0684 % 0.34
FRANG 35,2817 % -0.04
ALTIN 2.478,54 % -0,98
BITCOIN 70.541,71 0.732

Son Pişmanlık

Yayınlanma Tarihi :
Son Pişmanlık

Ziraat Türkiye Kupası’nda elendikten sonra Sivasspor açısından bu sezon itibari ile geriye sadece bir hedef kaldı, o da süper ligde kalmak. Sürekli kesintiye uğrayarak devam eden uzun bir sezonun son virajına girildiğinde en sıkıntılı takımlardan birisi maalesef Sivasspor. Sivasspor bu tip süreçleri 60 yıla dayanan tarihinde hep camia olarak kenetlenerek aştı. Lakin bu sezon bir başka. Ne yazık ki içinde bulunduğumuz vahametin kimse ya tam farkında değil ya da herkes ne olursa olsun moduna girmiş. Yönetim, futbolcu, taraftar üçlüsünden oluşan camiada her kesim birbirini suçlayarak cadı avı başlatmış durumda.

Lütfen yapmayın. Bir durun, bir nefes alın ve sakin kafa ile düşünün. Bütün egolarınızı, bütün nefretinizi ve hırsınızı bir kenara bırakın, eğer bırakamıyorsanız da iki haftalığına erteleyin. Şu iki haftayı kazasız, belasız atlatıp ligde yerimizi koruyalım, kimin eteğinde ne taş varsa ondan sonra serbest. İsteyen istediği yere boşaltsın. Yaramaz çocuklar gibi olmayın, sizin olmayan oyuncağı kırmak gibi komplekse kapılmayın, zira Sivasspor hepimizin ortak değeri..

Sezon başından itibaren her tökezlediğimizde duyduğum seslerin tamamını büyük bir cızırtı olarak duyar gibiyim. Ancak yapmayın, zaman o zaman değil… Evet, Sivasspor bu sezon çok kötü maçlar oynadı, hiç alınmayacak sonuçlar aldı, puan verilmeyecek takımlara puanlar hediye etti. Evet, çoğu zaman saç baş yoldurdu. Kabul bir türlü kadro istikrarı sağlanamadı, arzu edilen takviyeler yapılamadı, yaşlanan takıma gençlik aşısı vurulamadı, hepsi kabul. Lakin madalyonun bir de diğer yüzü var. Bu beğenmediğiniz takım çarşamba günü 50. maçını oynadı. Dar kadro ile bunu başaran emin olun çok az takım vardır. Bu takım üst üste üçüncü sezondur ülkemizi Avrupa’da temsil etti, hem de çok iyi temsil etti. Bu sezon ülkemizin UEFA sıralamasında çıktığı 12. basamak için toplanan puanlara olağanüstü katkı sağladı. Türkiye Kupası’nda yarı final gördü. Bunların hiçbir önemi yok mu?

Bütün bunları yaparken de başında bu sezon yerden yere vurduğunuz yönetim vardı. Sizler tribünlerde bu yürüyüşe destek vermeniz gerekirken birçok maç sonrasında “yönetim istifa” diye bağırdınız. Elbette taraftar her maç kazanmak ister, takımında Ronaldolar, Messiler oynasın ister, ancak hayallerle gerçeklerin de bir yerde buluşması gerekir. Bu sezon taraftarımız bu gerçekliği yitirdi. Birileri de taraftarın haklı gerekçelerini provoke etti ve yönetimi ile karşı karşıya getirdi.

Önce Başkan Vekili Erdal Sarılar, şimdi de Asbaşkan Mehmet Oflaz bu yapılanları hazmedemediği için yönetimi bırakma kararlarını açıkladılar. Bu insanlar çeyrek asırdan fazla bir zaman diliminde Sivasspor’a hizmeti olan insanlar. Bu insanları hizmet ettiği için canından bezdirmeye kimsenin hakkı yoktur. Hele mesnetsiz, delilsiz itham etmeye, vicdanlarda mahkûm etmeye hiç kimsenin hakkı yoktur. Bu insanlar da eleştirilebilir elbette, yönetimden ayrılabilirler, lakin bu insanlar gidecekse bile bizim vefasız olmamamız gerekir. Verdikleri hizmetlere teşekkür ederek, alkışlayarak, çiçek vererek uğurlamamız gerekir.

Kaldı ki Sivasspor’un en başarılı dönemleri kurumsal yapının korunduğu, yönetim istikrarının sürdüğü dönemlerde gerçekleşmiştir. Eğer kurumsal yapıyı bozar, yönetimdeki istikrarı ortadan kaldırırsak ne olacağını görmek istiyorsanız hemen gözünüzün önündeki Belediyespor’a bakın, görürsünüz. Biz eğer kenetlenmez, son iki hafta takımızın arkasında durmaz isek takım küme düşer, bir de üstüne üstlük yönetimi vefasız bir şekilde ortadan kaldırırsak bir daha toparlanma şansımız olmaz. Bir daha 2016-2017 sezonunda olduğu gibi bir arkadaşa bakıp çıkma lüksümüz olmaz. Yönümüz hep aşağıyı gösterir ve maalesef sonumuz Eskişehir’den beter olur…

O zaman da hepiniz vicdan azabı çekersiniz, ancak son pişmanlık fayda vermez. Son pişmanlığa düşmemek için ilk iş bu Salı akşamı herkesin her işini bırakarak stadyumda yerini alması. Sonrasında ise ne yapılacaksa soğukkanlı bir şekilde gerçeklere uygun hareket edilmesidir. Gelin son pişmanlığa düşmeden mutlu sonlar için elinizi takımıza uzatın, uzatın sıkı tutun ki düşmesin, düşmeyelim…

YORUM YAP

Ali İzgi TÜM YAZILARI
reklam

HAFTANIN MAÇLARI

DETAYLI FİKSTÜR
reklam