reklam
reklam
DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

Yaşamak Sınavdır

Yayınlanma Tarihi : Google News
Yaşamak Sınavdır

Hayat bir bakıma sorular ve cevaplar dünyasıdır. Yaşadığımız her olay, karşılaştığımız her sorun, önümüzdeki her engel ya da seçenek bize sorulmuş bir sorudur. Biz ise, her olaya, her soruna verdiğimiz cevap, takındığımız tavır veya tercih ettiğimiz seçenek, aslında bu sorulara bir bakıma verilen birer cevaptır.

Yaşamak demek, sormak ve cevaplamak demektir. Ya da yaşamak sınav demektir. Sınav ise; belirlenmiş bir zaman içerisinde karşılaşılan soru/sorunlara karşı bir cevaplar yumağıdır. Verilen her cevabın karşılığı olan değer, sonuç bölümünde birikir ve toplam değer oluşturur. Bu değer kazandığımızın ya da kaybettiğimizin ifadesidir.

Biz hep, doğru olduğunu bildiğimiz/sandığımız cevaplarımızı veririz. Çünkü her verdiğimiz ve doğru varsaydığımız bir cevabın bizde açıklanabilir bir gerekçesi vardır. Bizlerde, bu gerekçeye dayanarak veririz cevaplarımızı. Karşılaştığımız, soruyu / sorunu değerlendiriken, baktığımız açı, bize görünen yüzüyle değil görmek istediğimiz yüzüyle gördüğümüz için, gördüğümüz tarafı olayın tüm cephesi olarak algılarız. Bu nedenle verdiğimiz cevapta bize göre doğrudur. Bu yorumumuz dışında bakış açımızı genişletip, ya da farklı bakış açılarından bakmaya başladığımızda, önümüzdeki soru /sorun’un farklı yüzleri olduğunu da fark ederiz. O zaman önceki değerlendirmemizin dışında da sonuçlar / cevaplar olabileceği kanaati hasıl olur. Ve biliriz ki, farklı açılardan bakıldığında farklı cevaplar verilebilir. Her farklı cevabın anlatılabilir bir de gerekçesi vardır. O zaman verilen her cevap yanlış olmayabilir; bakılan açı ve görünen yüzü nedeniyle izah edilebilir bir gerekçeye dayandırıldığı için doğru olarak varsayılır.

Herkes durduğu yerden bakar ve gördüğünü tanımlar. Ve ne yazık ki gördüğü kısmın tanım ve tavır için yeterli olduğunu sanır.

Noksan bilgilenme bakış açısını daraltır. Daralan bakış açısının ortaya koyduğu cevap, kendi zaviyesinden yanlış sayılmayabilir.

Ömür bir sorular zinciri, yaşamak ise ona verilen cevaplar silsilesi olduğundan, daraltılmış bakışlardan izah edilebilir cevaplar verilse ve bunların doğruluğunda ısrar edilse bile, bu sonuç doğru ve yanlış seçeneği ile sonuçlandırmak farklı neticelere götürür. Verilen bu cevapları  “yanlış” ve “doğru”luğundan öte “en uygunluğu” ile ölçmek belki daha mantıklıdır.

Aslında soru soranın almak istediği / beklediği bir cevap vardır. Dar bakış açısıyla soru/sorun’un kendi cephemizde oluşan yüzünü göreceğimizden, bakış açısını genişletip bütün cephelerini gördüğümüzde farklı cevaplarımız olacaktır. Aslolan “doğru” ya da “yanlış” cevabı vermekten öte, seçenekler arasındaki “en uygun” cevabı vermektir.

İşte size, geçen gün internet sitelerinin mail grupları arasında dolaşan bu konuyu açıklamaya yarayacak bir örnek:

“Bir firmada yönetim, boş kadrosuna istihdam edebileceği bir eleman almak istiyor ve sınava girenlere bir soru/sorun anlatıyor ve çözümünü istiyor.

Karanlık yağmurlu bir gece, yağmur yağıyor, fırtına var, gök gürlüyor ve siz sabaha karşı saat 2 civarında, yalnız ve ıssız bir yolda araba kullanıyorsunuz.  Araba iki kişilik. Biraz ilerde otobüs durağında 3 kisi bekliyor. Birincisi bir doktor, sizi daha önce geçirdiğiniz kalp krizinden kurtarmış. İkinci kişi, çok yaşlı ve hasta nerdeyse ölmek üzere olan birisi. Üçüncüsü, hayatınızın rüyası, her zaman tanışmak için can attığınız birisi. Hava gittikce kötüleşiyor ve arabanızda sadece bir kişiye yer var.

Soru şu;  Böyle bir durumda ne yapardınız? Aracınıza hangisi alırdınız?“

Bu soruya verilecek her cevap doğrudur. Çünkü sınava girenlerin kendi bakış açılarına göre, izah edilebilir bir gerekçeleri vardır ve verecekleri cevapta “durdukları yerden baktıkları için” doğrudur. Çünkü kalp krizinden yani ölümden kendisini kurtaran doktoru almak bir vefa gereğidir. Ya da, yaşlı, hasta ve ölmek üzere olanı almak merhamet ve insanlık gereğidir. Veya tanışmak için can attığı biriyle birlik olmak çok arzu edilen bir istektir.  Bütün bunlarla birlikte, kişiyi işe alacak olan yönetimin beklediği cevap ise farklıdır. O da bu sorunun çözümündeki  “en uygun” cevaptır. Dar bakış açısının değil geniş bakış açısının ve koşulların tamamın yararlandığı uygun bir çözümü ilk bakışta pratik bir zekâ ile bulabilmek önemlidir. Aslolan bu bakış açısını yakalamaktır. Diğer cevaplar yanlış olmasa da “en uygun” olan cevap doğru cevaptır.

“Arabadan inip anahtarı doktora veririm, doktor benim hayatımı kurtardığı gibi yaşlı kisiyi de hastaneye yetistirip iyleştirebilir, böylece bende hayatımın insanıyla otobüs duragında baş başa kalıp onu tanıma fırsatı elde edebilirim.”

YORUM YAP