reklam
reklam
DOLAR 45,5808 % 0.13
EURO 53,0465 % 0.07
STERLIN 61,1264 % 0.65
FRANG 58,0278 % 0.24
ALTIN 6.654,54 % 0,15
BITCOIN 76.271,49 -2.43

Sekülerizmin sonu bataklıktır

Yayınlanma Tarihi :
Sekülerizmin sonu bataklıktır

Sekülerizm tanımını son zamanlarda sıkça duymaya başladık. Bir çok kavramda olduğu bu kavramada da anladığımız ölçüde manalar yükledik. Ben birazda mesleğim gereği kelimeleri sözlük anlamlarıyla kullanmayı tercih ederim. Bu nedenle sekülerizmin sözlüm manasını da hatırlatmak isterim. Çünkü dindar geçinenler bile kendilerini seküler olarak adlandırmakta, dini sekülerizmle birlikte yaşadıklarını düşünmektedirler. Dünyalık manasına gelen sekülerizmin tanımını; siyasi toplumsal kurumların, kuralların ve ahlak anlayışının dini kurallara veya dogmalara göre değil, akla ve bilime göre düzenlenmesidir. Yani sekülerizm dini, milli ve kültürel kuralları reddeder. Gelenek, görenek ve ortak ahlaki değerlerimizi kabul etmez. Tüm bunlara akla ve bilime göre ölçütler getirir.
Son yıllarda yeni medya yani sosyal medyanın gelişimi ile çevresel kültürel etkileşim, geleneklerin kuşaktan kuşağa aktarımı, dini, milli ve kültürel değerlerler ve zenginlikler yerini temelsiz, ölçüsüz, denetimsiz, seviyesiz bir yaşantıya bıraktı. Seküler baskılar özellikle gençleri öz kültürümüz ve dini inançlarımızdan uzaklaştırdı. İnançsızlığa da kılıf olarak deizm seçildi. İnanıyoruz diyen gençler Allah’ın kitaplarını ve elçilerini kabul etmedi. İnançsız, kültürsüz, ahlaksız bir milliyetçilik ortaya çıktı. Atsızcı geçinenler aynı zamanda son derece zıt olan Kemalist görüntü verdi. İttihatçıyız diyenler ittihatçıların aksine dinsizliği savundu. Cahil, eğitimsiz, sloganların gölgesinde yer arayan, eğitimsiz ve bilgisizce sadece muhalif olmayı maharet sanan bir ahmaklar ordusu oluştu.
Çocuk suçluluktaki artış, evlilik dışı birlikteliklerin sıradanlaşması, çiftlerin artık birbirini kıskanmaması, çıplaklık ve ifşanın moda halini alması, eşcinselliğin normal karşılanmaya başlaması, emek vermeden kazanma çabaları, tembellik, saygının ortadan kalkması, sevgisizlik, samimiyetsizlik ve en önemlisi merhamet duygusunun ortadan kalkması. Tüm bular seküler yaşantının karşımıza çıkarttığı gerçeklerdir.
Bu tarzın en belirgin örneğini ise Kahramanmaraş’ta gördük. Seküler bir aile tarafından yetiştirilen eşcinsel eğilimli bir çocuk, gözünü kırpmadan bir öğretmenini ve 9 sınıf arkadaşını gözünü kırpmadan öldürdü. Çünkü o hayata, dini, milli ve kültürel öğretiler ile değil akıl ve bilim ışığında baktı, çünkü öyle büyütüldü. Dinin verdiği günah korkusundan uzak, merhametten uzak, Türk kültürünün verdiği savunmasızlara saldırılamayacağı bilincinden uzak, ahlaktan uzak, saygı ve samimiyetten uzan. Yitik, kayıp bir genç. Bu genç gibi kaybedilmekte olan benzer bir nesil.
Sekülerizmin sonu; ahlaksızlıktır, günahkarlıktır, kültürsüzlüktür, uyuşturucu bağımlılığıdır, soysuzluktur, katilliktir, fuhuş bataklığıdır, cahilliktir.

YORUM YAP