reklam
reklam
DOLAR 32,2334 % 0.23
EURO 34,9845 % 0.01
STERLIN 41,0684 % 0.34
FRANG 35,2817 % -0.04
ALTIN 2.478,54 % -0,98
BITCOIN 70.541,71 0.732

Bir varil petrol mü bir bardak su mu?

Yayınlanma Tarihi :
Bir varil petrol mü bir bardak su mu?

Su dünya üzerindeki tüm canlıların hayatlarını sürdürebilmeleri için vazgeçilmez bir kaynattır. Su hayattır ve su olmazsa hayattan bahsetmekte mümkün olmaz. İnsan olarak hayatımızın devamı için çokta elzem olmayan kaynakları elde etmek için aslında çok önemli olan hayatsal kaynakları yok edip durduk. Suyun oluşumunda büyük etkisi olan ormanları yok ettik. Havayı kirletip atmosferin zararlı ışınlara kalkan olan takabaları zayıflattık. Temiz su kaynaklarını kirlettik. Bilinçsiz tarımsal sulamayla kaynakları kuruttuk.
Dünya yüzeyinin yüzde 71’i sudan oluşuyor. Belki de kıyamete kadar Dünyanın yüzeyinden su hiç eksik olmayacak. Ancak bu Dünyanın susuz kalmayacağı, susuzluktan dolayı canlı hayatının tehlike altına girmeyeceği anlamına gelmez. Dünyanın yüzde 71’sularla kaplı olsa da su kaynaklarının yüzde 97.2’si tuzlu olan, içilmeyen ve tarımda kullanılamayan okyanus sularından oluşuyor. Yüzde 2.15’i buzullar oluşturuyor. İçilebilir kaynakların ise yüzde 0,26’sı yer altında. Kalan kısım ise bindelerle ifade edilecek kadar az. Bu verilen temiz su açısından yer altı kaynaklarının önemini gözler önüne seriyor.
Yer altı su kaynakları bu kadar önemliyken NASA tarafından 11 Ocak 2021 tarihinde Türkiye’nin kuraklık haritası ortaya konuldu. Bu harikaya göre Türkiye’de ki yer altı su kaynaklarında şiddetli kuraklık yaşandığı ve büyük bir tehlike ile karşı kaşıya olduğumuz gözler önüne serildi.
Ülkemizde yer altı ve yer üstü su kaynaklarından en çok etkilenen ilerin başında Sivas geliyor. Şehir merkezinde bile ciddi bir içme suyu sıkıntısıyla karşı karşıyayız. Devletimizin ilgili kurumları yaşanan sıkıntıya çare bulmak için çözüm yolları aramakta. Kısa vadede uzun ömürlü çözümler üretilmesi de güç görülüyor. Çünkü bulunacak çözümler kuraklıktan daha hızlı sonuç vermeyecektir. En etkili çözüm; mevcut su kaynaklarının korunması, su israfının önlenmesi ve su oluşumunu engelleyen etkenlerin ortadan kaldırılmasıdır.
Yapılan bilimsel araştırmalarda 2030 yılında çok büyük su sıkıntısının yaşanacağı, 2040 yılında ise dünyanın susuz kalabileceği öngörülüyor. Yaşanacak kuraklıktan en son etkilenecek ülkeler bile yer altında oluşturdukları kapalı barajlarda su depolamaya başladı. Biz ise şimdiden bu kuraklıktan etkilenmeye başlamamıza rağmen gereksiz su kullanımından uzak duramıyoruz.
Geçtiğimiz günlerde Sivas’ın işlet caddeleri üzerinde otomobil yıkayanlara şahit oldum. Tehlike bu kadar büyükken insanımızın tedbirsizliği ve vurdumduymazlığı gerçekten üzüntü verici. Yazımın başında da belirttiğim gibi su olmazsa hayatta olmaz. Belki bugün bir bardak su ile alabileceğimiz 1 varil petrol bizim için büyük bir kazanç gibi görünse de yarın bir varil petrol verip içecek bir bardak su bulamayabiliriz. Bu nedenle suyun kıymetini bilelim, su kaynaklarını koruyalım ve su israfından uzak duralım.

YORUM YAP