
Sivasspor’da uzun süredir devam eden belirsizlik, Burak Özçoban’ın başkan adaylığını açıklamasıyla birlikte yerini yeniden umutlu bir bekleyişe bıraktı.
50 günü aşkın süredir Sivas’ın ve Sivaslının gündemindeki tek konu, “Sivasspor’a kim başkan olacak, yönetim kurulu kimlerden oluşacak?” sorusuydu. Bu süreçte taraftarlar büyük bir heyecan ve endişe yaşarken, kulübün içinde bulunduğu çıkmazdan nasıl kurtulacağı konusunda farklı görüşler dile getirildi. Gerçi büyük bir çoğunluğun sessiz kalmayı tercih ettiğini de söylemek gerekir. Ancak sonuç olarak, öyle ya da böyle bir yönetim kurulunun oluşacak olması ve başkanlık konusunda bir ışığın görünmesi, camianın yüreğine az da olsa su serpmiş durumda.
Elbette bundan sonraki en önemli konu, oluşacak yönetim kurulunun kimlerden meydana geleceği ve Sivasspor için nasıl bir yol haritası çizeceği olacaktır.
Şu an kulübün transfer yasağının devam ediyor olması nedeniyle eldeki oyuncularla anlaşma yoluna gidilmesi doğru bir tercih olacaktır. Transfer yapamıyorsak, öncelikle mevcut kadroyu korumak ve takımın iskeletini muhafaza etmek büyük önem taşıyor.
Türk futbolunun mevcut ekonomik tablosuna baktığımızda, neredeyse bütün kulüplerin ciddi mali sıkıntılar yaşadığını ve bu çıkmazdan kurtulabilmek adına yeni kaynaklar aradığını görüyoruz. Sivasspor da ne yazık ki bu süreçten nasibini alan kulüplerden biri oldu.
Bu nedenle, içinde bulunulan ekonomik şartlar göz önüne alınarak bütçeyi abartmadan, gerçekçi bir mali yapı oluşturmak ve kulübün öz kaynaklarından azami ölçüde faydalanmak artık kaçınılmaz bir zorunluluk haline gelmiştir.
Temennimiz, göreve gelecek başkan ve yönetim kurulunun bu bilinçle hareket ederek hem mali disiplini sağlaması hem de Sivasspor’un geleceğini güvence altına alacak projeleri hayata geçirmesidir.
Yeni başkan ve yönetim kuruluna şimdiden başarılar diliyor, Sivasspor’un yeniden hak ettiği günlere kavuşmasını temenni ediyorum.




