
Sivasspor’dan hezimet gibi bir yenilgi… Bu sezon oynadığımız hemen hemen tüm karşılaşmalarda sıkıntılar yaşadığımız bir gerçek. Ancak haftalardır kazanamasa da en azından kaybetmeyen, bir şekilde ayakta kalmaya çalışan bir Sivasspor vardı. İstanbul Ümraniye deplasmanına da bu umutla gittik. Ne yazık ki karşılaştığımız tablo, umutlarımızı bir kez daha boşa çıkardı. Karşılaşmayla ilgili ne yazacağımı, ne söyleyeceğimi açıkçası ben de bilemiyorum. Çünkü söylenecek çok fazla şeyin kaldığını düşünmüyorum. Sivasspor adına maçın yalnızca ilk beş dakikasının oynandığını, sonrasında ise karşılaşmanın bizim açımızdan sona erdiğini söylemek yanlış olmaz.
Sezon boyunca dikkatimi çeken bir başka konu daha var. Sivasspor’la karşılaşan takımlar, sanki o haftaya özel olağanüstü bir performans sergiliyor, sahada beklenmedik bir görüntü ortaya koyuyor. Ancak aynı takımların sonraki haftalarda benzer bir performansı devam ettiremediklerini de görebiliyoruz. Peki, bunun sebebi ne?
Biz mi çok kötü oynuyoruz, yoksa rakiplerimiz Sivasspor’a karşı normalin üzerinde bir performans mı sergiliyor? Bu sorunun cevabını yalnızca teknik heyetin değil, yönetimin ve futbolcuların da kendi içlerinde sorgulaması gerekiyor. Elbette rakiplerin iyi oyununu takdir etmek gerekir. Ancak her hafta benzer sorunlarla karşılaşıyorsanız artık mesele yalnızca rakibin performansıyla açıklanamaz.
Geldiğimiz noktada Sivasspor yönetiminin sessizliğini bozması gerektiğini düşünüyorum. Yönetim kurulu, kulübün mevcut durumu ve takımın geleceğiyle ilgili kamuoyuna açık, net ve samimi açıklamalar yapmalıdır. Sivasspor neden bu durumda? Sezon başından bu yana yaşanan sorunlar nelerdir? Takımın hedefleri ne ölçüde gerçekleştirilebilir durumdadır? Mevcut gidişat karşısında hangi adımlar atılacaktır?
Bu soruların cevabını bilmek, Sivasspor’a gönül veren taraftarların en doğal hakkıdır. Çünkü taraftar, yalnızca galibiyet günlerinde değil, böylesine zor dönemlerde de takımının yanında durmaktadır. Sahada ortaya konulan futbol ve alınan sonuçlar ortadayken teknik heyetin geleceğiyle ilgili değerlendirmelerin yapılması kaçınılmazdır. Burada önemli olan, kararların duygusal tepkilerle değil, kulübün menfaatleri doğrultusunda ve somut gerekçelerle alınmasıdır. Mevcut teknik heyetle yola devam edilecekse bunun gerekçeleri ortaya konulmalı, takımın nasıl toparlanacağı konusunda bir yol haritası belirlenmelidir. Eğer bir değişiklik düşünülüyorsa da bu konuda belirsizlik uzatılmamalıdır.
Çünkü bugünkü görüntüyle Sivasspor’un geleceğine büyük umutlarla bakmak ne yazık ki kolay değil. Taraftarın yeniden heyecan duyması, takımın sahada mücadele ettiğini ve bir şeyleri değiştirmek için çaba gösterdiğini görmesi gerekiyor. Bu noktada tüm sorumluluk Yönetimde!
Sivasspor’un bugün içinde bulunduğu durumdan çıkabilmesi için öncelikle sorunların doğru tespit edilmesi gerekiyor. Ardından da vakit kaybetmeden gerekli adımlar atılmalı.
Sivasspor’un köklü geçmişi, taraftarının beklentileri ve bu şehre yaşattığı mutluluklar ortada. Elbette futbolda yenilgiler de vardır, kötü dönemler de yaşanır. Ancak önemli olan, bu dönemlerden nasıl çıkılacağıdır.
Bugün Sivasspor’un geleceğine ilişkin umutları yeniden yeşertmek istiyorsak sorumluluk alacak, karar verecek ve gerekli adımları atacak olan makam bellidir.
Sivasspor’un geleceği için sorumluluk yönetimdedir.
Artık taraftar açıklama bekliyor, Sivasspor’a gönül verenler çözüm bekliyor. En önemlisi de bu takımın yeniden ayağa kalkmasını istiyor.





