reklam
reklam
DOLAR 32,1957 % 0.05
EURO 34,9782 % -0.05
STERLIN 40,9819 % 0.12
FRANG 35,3767 % 0.09
ALTIN 2.511,74 % 0,05
BITCOIN 70.624,40 5.535

Siyaset yeniden mi dizayn ediliyor?

Yayınlanma Tarihi :
Siyaset yeniden mi dizayn ediliyor?

Siyaset ve siyasiler biz seçmenler için hep sürprizlerle dolu olmuştur. Belli bir fikir temelinde siyaseti araç olarak kullanan dava partilerinin yanı sıra, iktidar olma uğruna çeşitli seçmen görüşlerinden birinde yoğunlaşarak takiye yapanlara, bir anda şişip balon gibi patlayanlarına, iktidarın nimetlerinden faydalanmak için yalanı tesbih yapanlara kadar birçoğunu gördük.
Yakın siyasetimizde baş döndüren değişikliklere sahne oldu. O kadar keskin ve hızlı değişiklikler gözlenmedik ki birçoğunu unutuverdik. 80 öncesinin zıt kutupları olan CHP ve MHP’nin Cumhurbaşkanlığı seçiminde Ekmelettin İhsanoğlu’nu ortak aday göstermesine, kanlı bıçaklı hale gelen MHP ile AK Parti’nin, özellikle hain darbe girişimi sonrası etle kemik gibi bir araya gelmesine, MHP’den kopanların oluşturduğu İYİ Parti’nin bölücü terör uzantısı HDP ile bir masaya oturmasına kadar birçok akıl almaz manevraya şahit olduk. Mutlak en baş döndürücü değişikliklerin yaşandığı partinin AK Parti olduğu tartışmaz bir gerçektir. O kadar çok düşünce, kadro, konum değişikliği yaşamıştır ki şahsen 28 yılık bir gazeteci olarak bu parti için genel bir hat çizmekte zorlanıyorum.
Son seçimde en keskin eksen kayması gözlenen partinin CHP olduğunu söylemek mümkündür. Atatürk’ün kurduğu, Atatürk ilkelerini temel alan bu partinin 1960’larda Atatürk ilkelerinden uzaklaşarak sosyalist bir çizgiye kaydığını biliyoruz. Yakın tarihe kadar ise ciddi bir kimlik bunalımı içerisinde olduğunu söyleyebilirdik. Kuruluş felsefesine tamamen ters, Atatürk ve Cumhuriyet’in değerleriyle çatışan hareketlerle kol kola girdiğini hep birlikte gördük. Ancak Özgür Özel’in genel başkanlığının ardından partinin bambaşka bir alana kaydığını görüyoruz. Özellikle mahalli idareler seçimine gösterdiği adaylar, söylemler ve geliştirilen politikalar CHP’nin 1960 sonrası sosyalist çizgiden sağ çizgiye kaydığını rahatlıkla söyleyebiliriz. 60’lardan sonra CHP’nin hiç olmadığı kadar Merkez’in sağında olduğunu rahatlıkla belirtiyorum. Öyle ki Ankara’da ki başkanlar başta olmak üzere kazandığı bir çok belediye başkanının ülkücü olduğunu biliyoruz.
Cumhuriyet tarihimize damga vuran ve aldığı yüksek oylarla iktidar olma başarısını gösteren partiler genelde merkez sağda siyaset yapan, yeni ve yenilikçi partiler oldu, siyaseti şekillendirenlerin tercihi bu yönde oldu. Acaba şimdi siyaseti şekillendirenler, bir asırdan fazla geçmişi olan, sürekli eksen kaymaları yaşayan bir partiyi mi tercih etti. Siyaseti şekillendiren güç AK Parti’yi tasfiye sürecine alıp yerine CHP’yi mi taşımak istiyor? Yapılmak istenen köklü değişiklikler için ihtiyaç duyulan muhafazakar desteğin ardından şimdi geniş kitleler, şekillendirilen yeni siyaset ile merkez sağ ağırlıklı Cumhuriyetçi bir zemine mi oturtturulmak isteniyor? Bunu hep birlikte göreceğiz.

YORUM YAP