reklam
reklam
DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

Tahrif edilmiş kitabın sapkın inananları

Yayınlanma Tarihi : Google News
Tahrif edilmiş kitabın sapkın inananları

İsrail, dünyanın tepkisizliğinden cesaret alarak Filistin halkı üzerindeki zulmünü sürdürüyor. Kadınlar, yaşlılar, bebekler ölürken dünya sadece izliyor ve laf üretmekten öteye gitmiyor. İsrail’in masum halk üzerindeki bu vahşetini kınama sözcükleriyle durduracaklarını sananlar ise yanılıyor. Bu yaşananlar, soykırım vicdan, acıma, uluslararası hukuk vs gibi terimlerle tarif edilemeyecek, tanımlanamayacak ve ifade edilemeyecek kadar sapkın bir düşüncenin ürünüdür.

Yahudilerin, yahudi olmayan herkesin canını malını kendilerine helal gördüğünü biliriz. Peki bu cinnet halinin sebebi nedir? Hz. Adem’den günümüze tüm ilahi öğretiler ve dinler insanlara öldürmemeyi emrederken bu kana susamışlığın sebebi nedir. Elbette ki tahrif edilmiş, sapkın hahamların eliyle yazılmış Tevrat. Amentü birliği tüm inanan insanlara Kitaplara inanmayı öğütler. Ancak inanılması gereken hak kitaptır. İnsan eliyle yazılmış, tahrif edilmiş kitaplar değil. Günümüz Hristiyanları da Yahudileri de tahrif edilmiş, insan eliyle yazılmış, aslından uzaklaştırılmış kitaplara göre amel etmektedir.

İsrail’in ne yapmak istediğini anlamak istiyorsak İsrail’i çok iyi tanımamız gerekir. İsrail’in günümüzde Vakitan’dan sonra dini ideoloji ile yönetilen ikinci devlet olduğunu söyleyebiliriz. Peki hangi din? Tahrif edilmiş tevratın söylediği din. Peki Tevrat ne diyor? Tevrattan alınmış insan ürünü bölümleri sizlerle paylaşmak istiyorum. “Ey Kenan, (Filistin), Rabbin sözü size karşıdır; seni yok edeceğim, öyle ki artık sende oturan kimse olmayacak.” , “Ve gömülmeyecekler; toprağın yüzünde gübre gibi olacaklar; leşleri de yerin canavarlarına ve göklerin kuşlarına yem olacaklar.”, “Ve senin kökünü kıtlıkla öldüreceğim ve arta kalanların öldürülecek. Ulu ey kapı, Feryat et şehir.”, “Hem yiğidi, hem kızı, emzikteki çocukla, ak saçlı adamı, dışarıdan kılıç ve içeriden dehşet telef edecek. Hasımlarından öç alacağım; ve benden nefret edenlere ödeyeceğim.” , “Onların her şeylerini tamamen yok et ve onları esirgeme, erkekten kadına, çocuktan emzikte olana, öküzden koyuna, deveden eşeğe kadar hepsini öldür.”, “İhtiyarı genci ve ere varmamış kızı ve çocuklarla kadınları helak için vurun, gözünüz esirgemesin, ve acımayın.”, “Et yiyin, ve kan için, yiğitlerin etini yiyecekseniz ve dünya beylerinin kanını, koçların, kuzuların, ve ergeçlerin, boğaların kanını içeceksiniz. Hepsi Başanın semiz hayvanlarıdır. Sarhoş oluncaya kadar kan içeceksiniz.”, “Onları kasaplık koyunlar gibi ayır, ve öldürme günü için onları hazırla.”, “Ele geçen her adamın gödesi delik deşik edilecek ve tutulan her adam kılıçla düşecek. Yavruları da gözleri önünde yere çalınacak, evleri çapul edilecek ve karıları kirletilecek.” “Ve her duvarlı şehri ve her seçme şehri vuracaksınız ve her iyi ağacı keseceksiniz ve bütün su kaynaklarını kaplayacaksınız, ve her iyi tarlayı taşlarla bozacaksınız”

Böyle bir inancı din olarak benimsemiş cani bir toplulukla karşı karşıyayız. Kendilerinden olmayan herkesi yok etme hedef ve arzusunda olan bir millet. Dünyanın kendiri için yaratıldığına, kendilerinden olmayan herkesin ölmesi gerektiğine inanın sapkın bir ırk. Her birimiz bu insanlar için öldürülmesi, mallarına el konulması gereken potansiyel hedefleriz. Peki biz ne yapıyoruz? İsrail mallarını tüketip celladımızı besliyoruz. İsrail ürünlerini yiyip içip fıtratımızı bozuyor, sağlığımızı bozuyoruz. Dünyada İsrail ürünlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte eş cinsellik, zeka geriliği, kanser başta olmak üzere bir çok hastalığın hızla yayılması tesadüf müdür? Peki Müslüman ülkeler başta olmak üzere Hristiyan ülkeleri de kanserle boğuşurken İsrail’de kanser vakalarının yok denecek kadar az olması sizce de anormal değil mi?

Bu açıdan bakıldığında İsrail’in sadece Filistin için değil onardan olmayan tüm toplumlar için bir tehdit olduğunu görürüz. İsrail yine tevrattan yola çıkarak Nil ile Fırat arasındaki toprakların kendilerine vaat edilen topraklar olduğunu, bu iki nehir arasındaki 7 kavmi yok edip burada Büyük İsrail devletini kuracaklarına inanır. Bu inanç ve hayal doğrultusunda hareket eder. Buda demek oluyor ki hedefleri arasında Türkiye’nin Güney Doğu’su da bulunmaktadır. İsrail’in neden gizliden gizliye PKK’yı desteklediğini de bu şekilde anlayabiliyoruz. Netice olarak karşımızda durdurulması gereken kan emici bir devlet ve yaşattığı vahşete duyarsız bir dünya var. Bu duyarsızlığın ötesi ise bugün Filistin’in yaşadıkları ile yüzleşmektir.

YORUM YAP