reklam
reklam
DOLAR 47,3638 % 0.01
EURO 53,9466 % -0.09
STERLIN 63,2658 % -0.16
FRANG 58,0581 % 0.25
ALTIN 6.168,99 % 0,02
BITCOIN 64.829,66 0.675

Törenler, Çiçekler ve Ağdalı Cümleler

Yayınlanma Tarihi :
Törenler, Çiçekler ve Ağdalı Cümleler

24 Temmuz sabahı gazete idarehaneleri, internet haber siteleri ve cemiyetler hareketlenir. Telefonlar susmaz, tebrik mesajları ardı ardına düşer. Mülki amirler, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşu başkanları ve bürokratlar sıra sıra ziyaretler gerçekleştirir.

Yapılan açıklamalarda hep aynı beylik laflar yankılanır:

“Basın, demokrasimizin dördüncü gücüdür…”

“Tarafsız ve özgür basın, toplumun aynasıdır…”

“Gece gündüz demeden, zor şartlarda çalışan gazeteci dostlarımızın yanındayız…”

Kameralara tebessümle pozlar verilir, tatlılar yenir, plaketler ve çiçekler takdim edilir. Dışarıdan bakan biri için basın mensuplarının el üstünde tutulduğu, dertlerinin dinlendiği mükemmel bir “bayram” tablosu çizilir.

Işıklar Sönünce: Sahada ve Masada Yalnızlık
Ancak o şaşaalı ziyaretler bittiğinde, tatlılar tükenip konuklar kapıdan çıktığı an acı gerçekle yeniden yüzleşilir. 24 Temmuz akşamı bittiğinde, yerini 25 Temmuz’un sert gerçeklerine bırakır.

O süslü açıklamaları yapanlar, gazetecileri gerçek sorunlarıyla baş başa bırakıp makam araçlarına binerek uzaklaşırlar. Ardında ise derin bir hüsran ve cevapsız sorular kalır:

İstihdam ve Ekonomi Cenderesi: Yerel ve ulusal basında binbir emekle ayakta kalmaya çalışan gazetecilerin ekonomik güvencesizliği, düşen ilan gelirleri, artan kağıd ve işletme maliyetleri kimsenin gündeminde yer almaz.

Saha Zorlukları: Sıcakta, soğukta, tehlikeli anlarda bir kare fotoğraf, bir doğru haber uğruna koşturan muhabirin, kameramanın emeği o süslü lafların hiçbirine sığmaz.

Sansür ve Baskılar: “Sansürün kaldırılışı” olarak kutlanan bir günde, dijital çağın getirdiği yeni kısıtlamalar, erişim engelleri ve bilgiye ulaşmadaki engeller gürültüye kurban edilir.

Bayram Değil, Mücadele Günü
Basın camiasının ihtiyacı olan şey; yılda bir gün hatırlanıp süslü tebriklerle geçiştirilmek değildir. Gazetecilik mesleği, protokolden alkış almak için değil; kamuoyunun haber alma hakkını savunmak, kentin ve ülkenin sorunlarını korkusuzca dile getirmek için yapılır.

Gerçek bir Basın Bayramı’ndan bahsedebilmek için;

Meslek yasasının ciddiyetle ele alınması,

Yerel basının ekonomik olarak ezilmesinin önüne geçilmesi,

Gazetecilerin yıpranma haklarından özlük haklarına kadar her alanda hak ettiği değeri bulması şarttır.

Sözün özü; 24 Temmuz’lar şatafatlı ziyaretlerin ve içi boş övgülerin sergilendiği bir vitrin olmaktan çıkarılmalıdır. Aksi takdirde her 24 Temmuz akşamı, basının hafızasına bir kez daha “süslü sözler ve ardından gelen büyük hüsran” olarak kazınmaya devam edecektir.

YORUM YAP