reklam
reklam
DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

Yağmur yağarken doldurun

Yayınlanma Tarihi : Google News
Yağmur yağarken doldurun

Bazen yazılarımı sosyal medya sayfamda, not olması amacıyla öylesine karalar, daha sonra da üzerinden geçer, asıl yazıma dökerim. Bu hafta da öyle olmuştu. Yaklaşan yerel seçimler öncesi, herkesin kendine bir çeki düzen vermesi gerektiğini düşündüğüm için, öyle bir yazı yazmıştım. Özellikle Sivas’ta aksayan, tıkanan o kadar çok şey var ki;

Birileri de okurda birşeyleri alır diye düşündük.

Kurt ve kuzu  masallarıyla büyüyen bir nesil olduğumuz için, kuzuyu masum, kurtuda;  sinsi, saldırgan ve gözüaçık biliriz.

Pek de öyle değildir aslında. Zamane kuzuları bunlar. Ne masum, ne de bilindiği kadar saftır.

Ya da tilkilerin dolduruşuna gelirler.

Bu sıralar siyasette o kadar çok kuzu görmeye başladım ki, hangisi kuzu, hangisi kuzu postunda tilki sınıflandıramıyorum.

Hadi size bir  masal anlatayım.

Vaktin,  yerin ve çiftliğin  birinde bir horoz yaşarmış. Çiftlikte yüzlerce tavuk, ördek bilumum kümes hayvanı dostluk içinde geçinip giderlermiş. Kümesi gözüne kestiren bir tilki fırsat bulup kümesi çil cücüğü gibi dağıtmak istese de, çiftliğin bekçisi olan sadakat misali bir Kangal 24 saat kümesin başında nöbet tutar, ne aç tilkilere, ne de sansarlara fırsat vermezmiş.

Tilkiler bakmış, bu kümesten fayda yok ne yapalım münakaşasına düşmüşler.

İçlerinden birisi demiş ki, birimiz tavuk postuna girsin kümese sokalım, olur olmaz derken, eski kurtlardan birisi şöyle demiş.

“Birimiz bu horozla arkadaş olsun, çiftliğe sızarak tavukları teker teker kümesin dışına çıkarsın. Çıktıkça tepesine bineriz arkadaş!”

Gönüllü tilkilerden birisi çiftliğe gidip horoza şöyle demiş, Ya horoz kardeş, sen buraların şahısın, sabah sabah gür sesinle bütün köyü ayağa kaldırıyorsun, şu ibiğin şu boyun, sende ki heybet eşekte bile yok.

Ama bak başınıza dikilen Kangal ne yapıyor, sabah akşam miskin miskin yatıyor, siz tek bir lokma için toprağı eşeleyip dururken, sahibi yemeğini ayağına getiriyor.

Senin tavukların birkaç yumurta için ne zorluklar çekiyor ama Kangal öyle mi, ne yumurtası var ne sütü, ne eti.

Bu adalet mi?

Horoz ilk başlarda pek yanaşmasa da, verilen gazlar kafasına yatmış. Bir gün gelen tilkiye dönüp, “Peki ne yapacağım?” diye sormuş.

Sen tavuklarını alarak çiftliğin dışına çıkart, sorarsa da eğitim semineri var dersin.

Peki demiş horoz, sabah erken saatte tüm tavukları toplayıp çiftliğin dışına çıkartırken Kangal bunları görmüş ve sormuş

Kovadis (Nereye Gidiyorsun?)

Horoz’un “Eğitim seminerleri var, daha az gıdaklamakla, daha fazla nasıl yumurtlayacağız bunları öğreneceğiz.

Horozdan şüphelenen Kangal’ın içine bir kurt düşer ve peki der. Ancak arkalarından izlemeye devam eder.

Çiftlikten biraz uzaklaştıktan sonra tilkilerin  çevrelediği yere birlikte gelirler. Hepsi birden tavuklara saldıracakken, peşlerinden gelen ve saklanmış olan Kangal çıkar ve tilki sürüsünü dağıtır.

Horoz’da korkudan kaçar ve ormanın derinliklerinde kaybolur.

Kümesi toplayan Kangal çiftliğe döner. Horoz’un kaybolduğunu gören çiftlik sahibi yeni bir horoz bulur ve kümesi ona teslim eder.

Horoz ise ormanın derinliklerinde tilkilere yem olmaktan kurtulamaz.

Sağlıcakla kalın.

Anlattığımız hikaye tamamen hayal ürünü olup, kişi kurum ve kuruluşlarla ilgisi yoktur.

Arz ederim.

Sağlıcakla kalınız..

 

YORUM YAP