
Sivasspor sezon başından beri sıkıntılı bir bekleyiş içerisinde yoluna devam etmeye çalışıyor. Birçok noktada umut ışıkları yakılmaya çalışılsa da ne yazık ki o ışık bir türlü yanmadı. Taraftarlar bu duruma nasıl tepki vereceklerini dahi bilemez hale geldiler. En önemlisi de bu durumun karşısında sessizliğin hâkim olması daha da can sıkıcı bir durum olduğunu belirtmek gerekir.
Sivasspor’da sıkıntılı süreç Erzurumspor karşısında da devam etti. Trendyol 1. ligin ikinci yarısını ilk karşılaşmasın da Sivas’ta kendi sahasındaki maçında Erzurumspor maçı ile iyi bir başlangıç yaparak, ikinci yarıya daha hazır bir görüntü vermesi bekleniyordu. Ama alınan bu mağlubiyet beklentileri de tamamen karşılıksız bıraktı.
Sivasspor’un bundan sonraki süreçte nasıl bir yol izleyeceği merakla bekleniyor. Gerçek olan bir durum var ki o da bu ligde de küme düşme potasının çok yakınında olmamız olduğunda belirtmek isterim. Yani bir atasözü var ya pirince giderken evdeki bulgurdan olmayalım.
O kadar sıkıntılı bir süreçten geçiyoruz ki transfer tahtası kapalı, birçok önemli oyuncularımızı bahis olaylar nedeniyle kaybettik. Hatta Teknik direktörümüzü de aynı olaylardan kaybederek çok önemli güç kayıpları yaşadık. Bu kadar sıkıntılı süreçi hiç yaşamamıştık.
Bir can sıkıcı durumda şöyle; Sivasspor gündeminde transfer tahtasının açılması varken tüm sosyal medya mecralarında enteresandır, bazı eski futbolcularımızın isimleri transferde kullanarak gündem değiştirilmeye çalışılıyor. Bu senaryoya taraftarlarımızın da birçoğu alet olmuş durumda, şu anda bir gerçek var o da Sivasspor’un transfer tahtasına ne şartlarda olursa olsun açması olarak görüyorum. Çünkü bu sorun çözülmeden diğer noktada çözüm üretmemiz mümkün değil, yani basamakları birer birer çıkmamız gerekir. Kesinlikle gündemin tek maddesi şu an için tahtanın açılması olmalı.
Artık beklemeden sıkıldık kim ne yapacaksa yapsın, ya da yapılmıyorsa gerçekler ortaya konsun. Yoksa şu an ki belirsizlik ortamı takıma ve şehrimize daha çok zarar verir.




