
Sivasspor, belki de tarihinin en kritik dönemeçlerinden birinde. El ele, diz dize, baş başa kalan bu köklü kulübün geleceği, şimdi dört kişilik divan heyetinin omuzlarında. Heyet, şehrin söz sahibi isimlerine kapı kapı dolaşıyor; “Gelin, Sivassporu birlikte kurtaralım” çağrısında bulunuyor. Bu çağrılara verilecek yanıtlar ise kulübün yarınını şekillendirecek.
Mevcut tabloya bakıldığında şu öngörü güçlü duruyor: Başkan Sivas’tan biri olacak, üstelik daha önce yöneticilik yapmış, kulübü tanıyan, şehri seven isimlerden kurulu bir yönetim kurulu oluşacak. Dışarıdan gelen, cepleri dolu olsa bile, bu kulübün anahtarı yabancı ellere teslim edilmeyecek gibi görünüyor. Bu yaklaşımın doğru mu yanlış mı olduğu tartışılabilir; ancak şunu söylemek mümkün: Sivasspor, köklerinden beslenmek zorunda. Şehrin içinden çıkacak bir yönetimin gücü ve yeterliliği nasıl şekillenir, bu yara için gerçek bir merhem olabilir mi sorusunu yanıtlamak için henüz erken. Ama şu kesin: bir an evvel birleşik, sağlam ve kararlı bir yapıya geçilmelidir.Yeni yönetimin masasında birikmişlik var; borç var, kadro belirsizliği var, motivasyon sorunu var. Ne var ki aday olan başkanın önceki yıllardaki kulüp tecrübesi, en azından acil müdahale için ciddi bir avantaj sunuyor. Tecrübe, yangın söndürmede ilk saniyeler kadar değerli. Öte yandan ligin kendisi de başlı başına bir muamma. Gelecek sezon bu lig, kağıt üzerinde şimdiden son yılların en kaliteli kadroları sahaya sürecek gibi görünüyor. Bu ortamda ayakta kalmak, sıradan bir yönetim anlayışıyla değil; stratejik, hızlı ve mali açıdan güçlü hamlelerle mümkün olacak. Yeni yönetimin maddi süreçleri nasıl yöneteceği ise merakla beklenen en büyük soru işareti.Şu an için söylenecek çok söz yok; ama beklenecek vakti de yok. Divan geziyor, görüşüyor, tartışıyor, soruyor. Bu sürecin sonunda mutlaka bir başkan çıkacak; belki çıkmıştır bile, ama değerlendirme aşaması sürüyor. Hepsi bir yana vakit nakittir ve Sivasspor için bu nakit her geçen gün biraz daha eriyerek akıyor. Şahsi ümidim şu ki önümüzdeki Kurban Bayramı’nın hayrını Sivasspor’da göreceğiz. Şehrin yüreğinden çıkacak bir yönetim bu kulübü yeniden ayağa kaldırabilir. Sivasspor yalnız değil; yeter ki Sivaslılar da onu yalnız bırakmasın.




