
Sivasspor belkide tarihinin en kritik ve ilgisiz dönemlerinden birini yaşıyor.
Defalarca Avrupa kupalarına gitmiş,lig şampiyonluklarını son anda kaçırmış ve “kupa şampiyonluğu” apoleti olan Sivasspor’a karşı bu ilgisizlik gerçekten kabul edilecek bir durum değil.
“Sivasspor Sivas’ın en önemli markası” deniyor ama böyle günlerde sahip çıkması gereken Sivaslı’lar ortalıkta yok! Tabi ben bunu,Sivaslı bakkal Mehmet amcaya,yada kasap Halil’e söylemiyorum.
Sivasspor’un şu anki borcunu bir çırpıda ödeyip şampiyonluğa oynatacak transferleri yapacak gücü olan çok Sivaslı iş insanı var. Bizim sözümüz onlara,bizim sitemimiz onlara..
İnsanı en çok üzende,memleketinin takımı başkan ve yönetici bulamazken Sivaslı iş insanlarının milyon dolarlar vererek fener,galatasaray ve beşiktaş gibi takımlarda yer almalarıdır.
Mesela,Sivasspor eski başkanlarından Yılmaz Göktürk’ün yeğeni Barış Göktürk’ün önce fener başkanlığına aday olması ve sonradan Aziz yıldırım lehine çekilmesi ve onun yönetiminde görev alacak olması..
Söyleye söyleye bıktık usandık ama söylemesem olmaz! Arkadaş,lafa gelince “Bende Sivaslı’yım” diyenler en çok ihtiyaç duyulan zamanda ortalıkta yoklar.
Milyonun üzerinde Sivaslı’nın yaşadığı İstanbul’da onlarca çok büyük Sivaslı iş insanları var. O Sivaslı’lar istesin bu durumdaki 10 tane Sivasspor’u ayağa kaldıracak güçleri var. Güçleri var ama demekki duyguları kaybolmuş!!
Gerçekten bir Sivaslı olarak özellikle ulusal basında ve sosyal medyada “Sivasspor sahipsiz kaldı, Sivasspor divanda kaldı” gibi haberler gördükce üzülüyorum,hatta utanıyor.
Şunun için utanıyorum,bu kadar çok,bu kadar güçlü iş insanlarının olduğu bir şehrin takımı haftalardır başkan arıyor ve bulamıyorsa gerçekten utanılacak bir durum!
“Altın yere düşmeyle değer kaybetmez”
Bu Sivasspor bir alt lige daha düşse (Allah korusun) tabiki üzüntümüz çok büyük olur ama armaya ol an sevdamız bitmez!




